Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hafiyelik yapmak nedir, hafiyelik yapmak ne demek (hafiyelik yapmak nnd)

hafiyelik yapmak nedir, hafiyelik yapmak ne demek?

hafiyelik yapmak

  1. Gizlice izleyerek bilgi toplamak.

hafiyelik (nedir ne demek)

  1. Hafiye olma durumu veya hafiyenin görevi.
  2. (en) Sleuthing.
  3. (en) The work of a detective.

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Father.
  10. (en) Put on.
  11. (en) Accomplish.
  12. (en) Acquit oneself.
  13. (en) Architect.
  14. (en) Build.
  15. (en) Carve out.
  16. (en) Contrive.
  17. (en) Create.
  18. (en) Engineer.
  19. (en) Establish.
  20. (en) Execute.
  21. (en) Fashion.
  22. (en) Fulfil.
  23. (en) Fulfill.
  24. (en) Go over.
  25. (en) Go through.
  26. (en) Have.
  27. (en) İmplement.
  28. (en) Land.
  29. (en) Make.
  30. (en) Perform.
  31. (en) Practice.
  32. (en) Practise.
  33. (en) Produce.
  34. (en) Profess.
  35. (en) Put thro.
  36. (en) Commit.
  37. (en) Construct.
  38. (en) Cost.
  39. (en) Deliver.
  40. (en) Discharge.
  41. (en) Draw.
  42. (en) Fabricate.
  43. (en) Fill.
  44. (en) Found.
  45. (en) Hold.
  46. (en) Manage.
  47. (en) Manufacture.
  48. (en) Perpetrate.
  49. (en) Redeem.
  50. (en) Transact.
  51. (en) To do.
  52. (en) To make.
  53. (en) To perform.
  54. (en) To fulfil.
  55. (en) To carry sth out.
  56. (en) To mend.
  57. (en) To repair.
  58. (en) To fix onarmak.
  59. (en) Tamir etmek.
  60. (en) To build.
  61. (en) To construct.
  62. (en) To erect.
  63. (en) To found inşa etmek.
  64. (en) To produce.
  65. (en) To manufacture.
  66. (en) To bring sth out üretmek.
  67. (en) To cause yol açmak.
  68. (en) To marry to evlendirmek.
  69. (en) To cost.
  70. (en) To do with.
  71. (en) To have.
  72. (en) To possess.
  73. (en) To cook.
  74. (en) To draw.
  75. (en) To deliver.
  76. (en) To fashion.
  77. (en) To create.
  78. (en) To prepare.
  79. (en) To buoy oneself with sth.
  80. (en) To do sth as one's regular work or occupation.
  81. (en) To carry out.
  82. (en) To affect.
  83. (en) To execute.
  84. (en) To fix sth.
  85. (en) To caus.

gizlice (nedir ne demek)

  1. Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak
    Örnek: Gizlice muhalefete kalktı mı, dikkat etmeliyiz. O. S. Orhon
  2. (en) Stealth.
  3. (en) Surreptitiously.
  4. (en) Under one's hat.
  5. (en) İn one's heart.
  6. (en) Ratfucking.
  7. (en) Under the table.
  8. (en) On the dodge.
  9. (en) Secretly.
  10. (en) Furtively.
  11. (en) İn secret.
  12. (en) İn private.
  13. (en) İn privacy.
  14. (en) On the quiet.
  15. (en) Confidentially.
  16. (en) Clandestinely.
  17. (en) By devious means.
  18. (en) On the sly.
  19. (en) Under the rose.
  20. (en) By stealth.
  21. (en) Sub rosa.
  22. (en) Underground.
  23. (en) Under the counter.
  24. (en) Underhand.

bilgi (nedir ne demek)

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    Örnek: Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. H. E. Adıvar
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular.
  8. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  9. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  10. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni
  11. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
  12. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. 2. Bilim.
  13. (en) İnfo.
  14. (en) Data.
  15. (en) Know-How.
  16. (en) Acquaintance.
  17. (en) Conveyance.
  18. (en) Cognizance.
  19. (en) İnformation.
  20. (en) Learning.
  21. (en) Fact.
  22. (en) Science.
  23. (en) Snippet.
  24. (en) Steer.
  25. (en) Know.
  26. (en) Know- how.
  27. (en) Acquirements.
  28. (en) Knowledge.
  29. (en) Dope.
  30. (en) İnside dope.
  31. (en) Gleanings.
  32. (en) Griff.
  33. (en) Griffin.
  34. (en) İntelligence.
  35. (en) Line.
  36. (en) Lore.
  37. (en) Notice.
  38. (en) Report.
  39. (en) Savvy.
  40. (en) Word.
  41. (en) İnstructions.
  42. (en) Known.
  43. (en) Known- how.
  44. (en) Notion.
  45. (al) Information
  46. (al) Kenntnis
  47. (fr) İnformation

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012