haf ne demek?

  1. Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası

    Köşk o kadar sessizdi ki yere bir kibrit çöpü düşse çıkardığı ses işitilebilirdi.

    P. Safa
  2. Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi.
  3. Oyun kurucu.
  4. Bk. oyun kurucu
  5. (en)[haf (het) ] lagoon, shallow body of water which is cut of from the sea by sand dunes.

oyun kurucu

  1. Takımda, savunucular ile akıncılar arasında yer alan, görevi hem savunucular hem de akıncılara yardım etmek olan üç oyuncudan her biri, eksen oyuncu, haf.
  2. Ayaktopu takımında savunucular ile akıncılar arasındaki katta yer alan oyunculardan her biri. (Bu oyuncuların görevi hem savunuculara, hem de akıncılara yardım etmektir.)
  3. (en)Half-back.

hafa

  1. Gizlilik. Gizli olmak. Saklılık.
  2. Çok yürümekten adamın ayağının ve davarın tırnağının aşınması. (Osmanlıca'da yazılışı: hafa (hafâye))
  3. Yalın ayak yürümek.

hafafış

  1. (Huffaş. C.) Yarasa kuşları. (Osmanlıca'da yazılışı: hafafîş)

Türetilmiş Kelimeler (bis)

hafahafafışhafagahhafairhafakhafakanhafakanlar basmak ya da boğmakhafaljezihafathafavehaha ... ha ...ha aretzha babamha babam de babam
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın