|
hacet tepesi
-
Üzerinde yapılan duanın kabul olunacağına inanılan tepe.
-
Herhangi bir şey için gerekli olma, gereklilik, lüzum.
Örnek:
Bu devri yüz defa yapabildiniz mi, mutlaka her hacetiniz de yerine gelir. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Küçük veya büyük abdest.
-
İhtiyaç duyulan şey, gerekli şey
Örnek:
Zile basacaktı, hacet kalmadı. R. H. Karay
-
Tanrı'Dan veya kutsal sayılan kişiden beklenen dilek
-
Need. requirement. necessity. the need to relieve oneself.
-
Bir şeyin en üstteki bölümü
Örnek:
Pencere önünde dimdik durmuş, kocaman ağaçların tepesine bakıyordunuz. S. F. Abasıyanık
-
Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, tam hizası
-
Birinin yanı başı, baş ucu.
-
Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü
Örnek:
Güneş sanki yalnız sizin tepenize ışık ve sıcaklık aksettirmeye çalışıyor. R. H. Karay
-
Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi
Örnek:
Derenin sağ tarafına yükselen tepenin yamaçları daha hafif eğimli, daha genişti. N. Cumalı
-
Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri.
-
İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası.
-
Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.
-
Bağılyüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimine verilen ad.
-
Bk. doruk
-
Bir dalgalı akımda ulaşılan en yüksek değer.
-
Top. apical. peak. hill. top. crown. tip. roof. apex. cap. crest. down. eminence. eminency. fell. head. height. hump. mount. peak. ridge. rise. topknot. vertex.
-
Apex. brow. crest. crown. hill. mount. top. summit. peak. mound.
-
Crest. crown. hill. top. top part. vertex. apex / n /. cap. elevation. eminence. head. height. hump. mount. peak. pinnacle. summit. tip. topknot.
-
hill
-
peak
-
Spitze
-
colline
-
apex
-
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika.
-
En üstün başarı düzeyi
Örnek:
Dorukta yalnız kalmak ve doruktan başlamak ne kadar da zormuş meğer. T. Buğra
-
Bir dağın en yüksek yeri.
-
İktisadi konjonktürdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip
-
Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevindorukta türevi sıfır olur.
-
Tepe, en yüksek yer, uç, zirve.
-
En üstün başarı düzeyi.
-
Kibirli.
-
Apical. summit. peak. crest. zenith. top. apex. apogee. climax. culmination. high tide. acme. cusp. height. heyday. meridian. pinnacle. sum. vertex.
-
Acme. apex. apogee. crest. height. high. peak. pinnacle. summit. top. vertex. zenith.
-
Peak. summit. top. apex. acme. apex / n /. apogee. cap. climax. crest. culmination. culminating point. eminence. head. height. hilltop. peak level. pinnacle. sum. tip. vertex. zenith.
-
summits
-
peak
-
maximum
-
Höhepukt
-
sommet
-
maximum
-
Üstünde
Örnek:
Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
-
... ile ilgili, üzerine
-
Super-. above. on. over. upon.
-
On. upon.
-
Over. upon.
-
Yakarış.
Örnek:
Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu. A. Gündüz
-
Tanrı'Ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin
-
Bk. dinsel dilek
-
Bk. doku uyuşurluk antijenleri
-
Bk. yakarı
-
Prayer. devotions. blessing. invocation. orison.
-
prayer.
-
Prayer. devotion. invocation. petition.
-
Disaster Unemployment Assistance - Section 407 of the Disaster Relief Act of 1974 created a program for the payment of unemployment assistance to individuals whose unemployment is the direct result of a major disaster as declared by the President of the United States.
-
Disaster Unemployment Assistance - Section 407 of the Disaster Relief Act of 1974 created a program for the payment of unemployment assistance to unemployed individuals whose unemployment is the direct result of a major disaster as declared by the President of the United States.
-
Directory User Agent The software that accesses the X 500 Directory Service on behalf of the directory user The directory user may be a person or another software element.
-
Directory User Agents, when users wish to access a directory, they use directory user agents These agents directly represent the users in accessing the information stored in the Directory.
-
Directory User Agent The software that accesses the X 500 Directory Service on behalf of the directory user The directory user may be a person or another software element See RFC1208.
-
Directory User Agent.
-
Disaster Unemployment Assistance.
-
A prayer or invocation. l agency A relationship in which a real estate agent or broker represents both parties in a transaction.
-
Supplication to Allah.
-
Prayer or supplication.
-
Directory User Agent Specified in the X 500 specification. what.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|