Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hacet tepesi nedir, hacet tepesi ne demek, hacet tepesiin anlamı (hacet tepesi nnd)

hacet tepesi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






hacet tepesi

  1. Üzerinde yapılan duanın kabul olunacağına inanılan tepe.

hacet (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir şey için gerekli olma, gereklilik, lüzum.
    Örnek: Bu devri yüz defa yapabildiniz mi, mutlaka her hacetiniz de yerine gelir. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Küçük veya büyük abdest.
  3. İhtiyaç duyulan şey, gerekli şey
    Örnek: Zile basacaktı, hacet kalmadı. R. H. Karay
  4. Tanrı'Dan veya kutsal sayılan kişiden beklenen dilek
  5. (en) Need. requirement. necessity. the need to relieve oneself.

tepe (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin en üstteki bölümü
    Örnek: Pencere önünde dimdik durmuş, kocaman ağaçların tepesine bakıyordunuz. S. F. Abasıyanık
  2. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, tam hizası
  3. Birinin yanı başı, baş ucu.
  4. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü
    Örnek: Güneş sanki yalnız sizin tepenize ışık ve sıcaklık aksettirmeye çalışıyor. R. H. Karay
  5. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi
    Örnek: Derenin sağ tarafına yükselen tepenin yamaçları daha hafif eğimli, daha genişti. N. Cumalı
  6. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri.
  7. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası.
  8. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.
  9. Bağılyüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimine verilen ad.
  10. Bk. doruk
  11. Bir dalgalı akımda ulaşılan en yüksek değer.
  12. (en) Top. apical. peak. hill. top. crown. tip. roof. apex. cap. crest. down. eminence. eminency. fell. head. height. hump. mount. peak. ridge. rise. topknot. vertex.
  13. (en) Apex. brow. crest. crown. hill. mount. top. summit. peak. mound.
  14. (en) Crest. crown. hill. top. top part. vertex. apex / n /. cap. elevation. eminence. head. height. hump. mount. peak. pinnacle. summit. tip. topknot.
  15. (en) hill
  16. (en) peak
  17. (al) Spitze
  18. (fr) colline
  19. (fr) apex

doruk (nedir ne demek)

  1. Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika.
  2. En üstün başarı düzeyi
    Örnek: Dorukta yalnız kalmak ve doruktan başlamak ne kadar da zormuş meğer. T. Buğra
  3. Bir dağın en yüksek yeri.
  4. İktisadi konjonktürdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip
  5. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevindorukta türevi sıfır olur.
  6. Tepe, en yüksek yer, uç, zirve.
  7. En üstün başarı düzeyi.
  8. Kibirli.
  9. (en) Apical. summit. peak. crest. zenith. top. apex. apogee. climax. culmination. high tide. acme. cusp. height. heyday. meridian. pinnacle. sum. vertex.
  10. (en) Acme. apex. apogee. crest. height. high. peak. pinnacle. summit. top. vertex. zenith.
  11. (en) Peak. summit. top. apex. acme. apex / n /. apogee. cap. climax. crest. culmination. culminating point. eminence. head. height. hilltop. peak level. pinnacle. sum. tip. vertex. zenith.
  12. (en) summits
  13. (en) peak
  14. (en) maximum
  15. (al) Höhepukt
  16. (fr) sommet
  17. (fr) maximum

üzerinde (nedir ne demek)

  1. Üstünde
    Örnek: Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
  2. ... ile ilgili, üzerine
  3. (en) Super-. above. on. over. upon.
  4. (en) On. upon.
  5. (en) Over. upon.

dua (nedir ne demek)

  1. Yakarış.
    Örnek: Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu. A. Gündüz
  2. Tanrı'Ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin
  3. Bk. dinsel dilek
  4. Bk. doku uyuşurluk antijenleri
  5. Bk. yakarı
  6. (en) Prayer. devotions. blessing. invocation. orison.
  7. (en) prayer.
  8. (en) Prayer. devotion. invocation. petition.
  9. (en) Disaster Unemployment Assistance - Section 407 of the Disaster Relief Act of 1974 created a program for the payment of unemployment assistance to individuals whose unemployment is the direct result of a major disaster as declared by the President of the United States.
  10. (en) Disaster Unemployment Assistance - Section 407 of the Disaster Relief Act of 1974 created a program for the payment of unemployment assistance to unemployed individuals whose unemployment is the direct result of a major disaster as declared by the President of the United States.
  11. (en) Directory User Agent The software that accesses the X 500 Directory Service on behalf of the directory user The directory user may be a person or another software element.
  12. (en) Directory User Agents, when users wish to access a directory, they use directory user agents These agents directly represent the users in accessing the information stored in the Directory.
  13. (en) Directory User Agent The software that accesses the X 500 Directory Service on behalf of the directory user The directory user may be a person or another software element See RFC1208.
  14. (en) Directory User Agent.
  15. (en) Disaster Unemployment Assistance.
  16. (en) A prayer or invocation. l agency A relationship in which a real estate agent or broker represents both parties in a transaction.
  17. (en) Supplication to Allah.
  18. (en) Prayer or supplication.
  19. (en) Directory User Agent Specified in the X 500 specification. what.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük