Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > hücre nedir, hücre ne demek, hücrenin anlamı, ingilizcesi (hücre nnd)

hücre nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








hücre

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  6. Bk. odacık
  7. (en) Cellular. cell. cubicle. cabin. hole.
  8. (en) Cell. cell göze. alcove. niche. room. chamber.
  9. (en) Cell. room. chamber. alcove. niche. closet. cooler. cubby hole. cubicle.
  10. (en) Cell
  11. (fr) Cellule

odacık (nedir)

  1. Küçük oda
    Örnek: Babadan kalma bu arsaya önce dört duvar örüp bir odacık yapıvermişti. R. Enis
  2. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda.
  3. (en) Crib.
  4. (en) Carrell

ince (nedir)

  1. Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.
  2. Zayıf
    Örnek: Sarışın, kuru, ince bir kadındı. Y. K. Beyatlı
  3. Taneleri ufak, iri karşıtı.
  4. Küçük ayrıntıları çok olan, aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.
  5. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
  6. Tiz (ses), pes karşıtı
    Örnek: İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi. R. N. Güntekin
  7. Hafif, gücü az
    Örnek: Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir. S. F. Abasıyanık
  8. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
    Örnek: Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı. R. N. Güntekin
  9. (en) Thin. fine. slender. slim. delicate. fragile. refined. attenuate. brittle. civilized. courteous. dainty. graceful. gracile. gracious. keen. lean. nice. polite. precision. scarious. sharp. subtile. subtle. sylphish. sylphlike. sylphy. tenuous. urbane.
  10. (en) Attentive. bland. chivalrous. courteous. dainty. decent. delicate. diplomatic. elegant. exquisite. filmy. fine. genteel. gentle. gracious. grand. kind. nice. refined. slender. slight. subtle. sugary. thin. tricky. willowy. slim. graceful. sensitive. finely.
  11. (en) Delicate. fine. refined. slim. small. subtle. slender. in small pieces. intricate. graceful. sensitive. high-pitched. dainty. acetate. chiffon. civilized. cling film. cultivated. diplomatic. exquisite. flimsy. fragile. nice. papery. precarious. se.
  12. (en) Vaporous
  13. (en) Tricky, trickish, tricksy, delicate
  14. (en) Attic

zar (nedir)

  1. İnce perde veya örtü.
  2. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar ve organ bölümleri, çeper.
  3. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper.
  4. Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı.
  5. Kadınların örtündükleri çarşaf, car (II).
  6. Titreşerek ses üreten ince metal yaprak.
  7. Anatomide makroskopik ya da mikroskopik boyutlu, az ya da çok farklılaşmış ya da karmaşık yapıda, geniş ve yassı katman biçimli oluşumların genel adıdır.
  8. Sestoplarda, sesyayarda üzerine gelen ses dalgaları ya da elektrik akımına uygun titreşimler yapan parça.
  9. 1. Hücrezarı. 2. Bir dokuyu saran ince tabaka. 3. Dokunun çeşitli tabakalarını ayıran kat. 4. Hücre içi organelleri saran kılıf. Membran.
  10. (en) Diaphfagm
  11. (en) Cortes. die. film. integument. lamina. membrane. pellicle. skin. tegument. velum. wall. bones.
  12. (en) Diaphragm. dice. film.
  13. (en) Membrane. diaphragm. pellicle. dice. die. film. integument. web.
  14. (en) Czar , tsar.
  15. (en) Membrane
  16. (en) Diaphragm
  17. (al) Membran
  18. (al) Membrane
  19. (fr) Diaphragme
  20. (fr) Membrane
  21. (la) Membrana:zar

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)