Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hücre sabiti nedir, hücre sabiti ne demek (hücre sabiti nnd)

hücre sabiti nedir, hücre sabiti ne demek?

hücre sabiti

  1. Elektrolitlerin direncini ölçmede kullanılan bir iletkenlik hücresinin iki elektrodu arasındaki mesafenin elektrot yüzey alanına oranı. Hücre sabiti öz iletkenliği bilinen bir çözeltinin direnci ölçülerek bulunur.
  2. (en) Cell constant.
  3. (fr) Constante d' une celule electrolytique

hücre (nedir ne demek)

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Göze
  6. Bir canlının tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşı.
  7. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  8. Bk. odacık
  9. Birkaç anlamı olan bir terim.1. Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır. 2. Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.
  10. Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.
  11. Bk. göze
  12. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler.
  13. (en) Cell.
  14. (en) Cellula.
  15. (en) Cellular.
  16. (en) Cubicle.
  17. (en) Cabin.
  18. (en) Hole.
  19. (en) Cell göze.
  20. (en) Alcove.
  21. (en) Niche.
  22. (en) Room.
  23. (en) Chamber.
  24. (en) Closet.
  25. (en) Cooler.
  26. (en) Cubby hole.
  27. (fr) Cellule
  28. (fr) Eellule

odacık (nedir ne demek)

  1. Küçük oda
    Örnek: Babadan kalma bu arsaya önce dört duvar örüp bir odacık yapıvermişti. R. Enis
  2. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda.
  3. (en) Crib.
  4. (en) Carrell.

sabit (nedir ne demek)

  1. Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan.
  2. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.
  3. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış.
  4. Bk. dursayı
  5. Bk. değişmez
  6. Kararlı
  7. Değişmeyen, kımıldamayan.
  8. Kanıtlanmış, anlaşılmış.
  9. Ünlü Türk şairi.
  10. (en) Fixed.
  11. (en) Constant.
  12. (en) Stationary.
  13. (en) Settled.
  14. (en) İmmobile.
  15. (en) İmmovable.
  16. (en) Permanent.
  17. (en) Stable.
  18. (en) Firm.
  19. (en) Attached.
  20. (en) Changeless.
  21. (en) Entrenched.
  22. (en) Established.
  23. (en) Fast.
  24. (en) Flat.
  25. (en) Flat-Footed.
  26. (en) İmmutable.
  27. (en) İndelible.
  28. (en) İnvariable.
  29. (en) İrremovable.
  30. (en) Real.
  31. (en) Rigid.
  32. (en) Staid.
  33. (en) Standing.
  34. (en) Staring.
  35. (en) İnvariant.
  36. (en) Steady.
  37. (en) Static.
  38. (en) Definite.
  39. (en) Proven.
  40. (en) Localized permanent.
  41. (en) Deep seated.
  42. (en) Fixed assets.
  43. (en) Sedentary.
  44. (en) Steadfast.
  45. (en) Substanti.

ölçme (nedir ne demek)

  1. Ölçmek işi.
  2. Hastada oluşan fiziksel değişimlerin niteliğini ve niceliğini anlamak için yapılan bir muayene, mensurasyon.
  3. Bir ya da daha çok kişiye ilişkin bir değişken niteliğin niceliğini ya da derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işi.
  4. Öğrencilerin belli bir alan ya da konudaki gelişme ve başarılarını uygun araçlar ve yöntemler uygulayarak sayısal sonuçlarla belirleme işi.
  5. (en) Measuring.
  6. (en) Arithmetic.
  7. (en) Metering.
  8. (en) Scaling.
  9. (en) Taping.
  10. (en) Gaging.
  11. (en) Mensural.
  12. (en) Measurement.
  13. (en) Survey.
  14. (en) Surveying.
  15. (en) Gauging.
  16. (en) Mensuration.
  17. (en) Metage.
  18. (en) Meterage.
  19. (en) Admeasure.

iletkenlik (nedir ne demek)

  1. İletken olma durumu.
  2. Elektriksel direncin tersi; iletim yetisi.
  3. Bir gerilini bayırlığına tutulan bir özdeğin akım geçirebilme özelliği.
  4. --iişi--, elektrik vb. erke türlerinin bir yerden başka bir yere aktarılabilme yeteneği.
  5. (en) Conductibility.
  6. (en) Conductivity.
  7. (en) Conductivity, conductance.
  8. (en) Conductance.
  9. (al) Leitwert
  10. (fr) Conductance

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010