|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
hızlı
-
Çabuk, seri, süratli
Örnek:
Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırtı söylemiyorlardı. M. Ş. Esendal
-
Güç kullanarak, şiddetle.
-
Yüksek sesle.
-
Çabucak.
-
Uçarı, çapkın, hovarda.
-
Çabuk, sür'atli.
-
Quick. fast. rapid. speedy. snappy. high-speed. zippy. express. crash. expeditious. fastmoving. fleet. frequent. hasty. impetuous. light-footed. nippy. precipitous. presto. rakish. ready. speed. swift. winged. fast. quick-action.
-
Crash. crisp. express. fast. fleeting. meteoric. nippy. quick. rapid. speedy. swift. picking up girls readily. quickly. violently. strongly. strong. loud.
-
Quick. rapid. speedy. swift. strong. to be able to seduce the sex opposite quickly. fast working. like the devil. full out. like a house on fire. impetuous. mercurial. nippy. zippy.
-
İnside of
-
Uygarlaşmamış (kavim, topluluk)
Örnek:
Barbar akınlarından beri bu yollarda gördüğüm en asil atlısın. Y. K. Beyatlı
-
Kaba saba, ilkel
Örnek:
Bu vaziyeti haber alan köylüler türlü barbar aletlerle şehir ahalisini korumak üzere kasabaya yürümüşlerdi. S. F. Abasıyanık
-
Kaba ve kırıcı.
-
Çabucak
Örnek:
Çabuk ve kolay bir konuşma tarzı vardı. R. N. Güntekin
-
Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı
Örnek:
Yazıma çabuk cevap geldi. A. Gündüz
-
"Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
-
Quick. fast. swift. hasty. speedy. early. expeditious. hurry-up. light-footed. lissom. lissome. nimble. precipitous. presto. prompt. rapid. ready. sharp. snappy. quick-action. quickly. swiftly. soon. apace. early. pronto. in good time. in double time.
-
Quick. fast. swift. hasty. speedy. early. expeditious. hurry-up. light-footed. lissom. lissome. nimble. precipitous. presto. prompt. rapid. ready. sharp. snappy. quick-action. quickly. swiftly. soon. apace. pronto. in good time. in double time. crisp. immediate. smart.
-
Fast. hasty. quick. soon. quickly. speedily. expeditious. impetuous. at a rate of knots. like the clappers. mercurial. pressing. prompt. promptly. speedy. swift. like the wind.
seri(nedir ne demek)
-
Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi
Örnek:
Bu, seri hâlinde yazılmış bir yazı değildir. S. F. Abasıyanık
-
Bir fabrika veya atölyenin uzun bir süre aynı iş üzerinde çalıştığı üretim tipi.
-
Hızlı
Örnek:
Nazik ve oynak tavırlar, seri kelimelerle sözüne devam etti. R. N. Güntekin
-
Bk. dizi
-
Serial. chain. quick. rapid. speedy. crash. fast. fleet. high-speed. seriate. sharp. summary. serial. series. battery. cycle. sequence. set.
-
Battery. course. fast. mass. prompt. ready. round. sequence. series. speedy. serial. quick. swift. rapid.
-
Series. quick. swift. rapid. speedy. fast. gamut. hasty. run. sequence. string. tissue. track.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|