|
group
-
), (f.) grup, küme, öbek
-
Heyet, topluluk
-
Benzer nitelikli öğeler grubu
-
Aynı zamanda teşekkü1 ettiği farzolunan kaya tabakaları
-
Birbiri ile benzerlikleri olan hayvan veya bitki sınıfı
-
Gruplara ayırmak, yan yana koymak
-
Bir araya gelmek, gruplaÅŸmak
-
Gruplandırmak, sınıflandırmak, gruplaşmak, toplanmak
-
Küme
Örnek:
Bir kadın grubu gözleri komutanın penceresine dikili duruyor. H. E. Adıvar
-
Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.
-
Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip.
-
Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu.
-
Birden çok kelimeden oluşan fakat yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir öge gibi işlem gören ve yargı bildirmeyen söz dizisi. Ad tamlaması, sıfat tamlaması, iyelikli tamlama, ikilemeli tamlama, birleşik ad, edat grubu, birleşik fiil vb. birergrup oluşturmaktadır: saman rengi, ana kucağı, tatlı elma, dünkü haber, iri iri gözler, Halide Nusret Zorlutuna, pazartesi (<pazar ertesi), ayakkabı, Haydarpaşa, sizin için, ona göre, ateş gibi, denizde kum, evdeki iş, alt eylemek, pişman olmak, yapmış bulunmak, Osman baba, Ayşe nine, ey arkadaş! vb.
-
Bk. öbek
-
Group. ensemble. party. gang. band. batch. body. bunch. category. clan. class. clump. clutch. push. series. set.
-
Band. batch. bracket. bunch. cluster. company. contingent. crop. ensemble. fellowship. group. knot. lot. outfit. party. pocket. ring. set. team. troop. section.
-
Bunch. circle. clan. class. cluster. company. faction. flock. group. outfit. set.
-
group
-
groupe
-
Tümsek biçimindeki yığın.
-
Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup
Örnek:
Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. N. Nâzım
-
Tomar.
-
Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
-
Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
-
Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.
-
Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.
-
Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
-
Heap. pile. mass. cluster. group. tuft. conglomerate. league. aggregate. aggregation. bank. clamp. cloud. clump. conglomeration. family. stack. congeries.
-
Bank. batch. cloud. clump. cluster. conglomerate. crop. group. heap. lump. mass. pile. troop. tuft. flock. clump. bank. league. set.
-
cluster.
-
league
-
set
-
Menge, Satz
-
ensemble
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|