griever ne demek?

  1. Matem tutan kimse
  2. Keder verici
  3. Yaslı kimse
  4. Ağıt yakan kimse
  5. Üzgün olan kimse

matem

  1. Yas
  2. Ağlama. Üzüntü veya kederden ağlayıp sızlama. Kederinden yas tutma.(...Bak! Öyle bir ziya-yı hakikat neşreder ki, eğer O'nun o nurani daire-i hakikat-ı irşadından hariç bir surette kainata baksan, elbette kainatın şeklini bir matemhane-i umumi hükmünde ve mevcudatı birbirine ecnebi, belki düşman ve camidatı dehşetli cenazeler ve bütün zevil-hayatı zeval ve firakın sillesiyle ağlayan yetimler hükmünde görürsün. Şimdi bak; O'nun neşrettiği nur ile o matemhane-i umumi şevk-i cezbe içinde bir zikirhaneye inkılab etti. O ecnebi düşman mevcudat, birer dost ve kardeş şekline girdi. S.) (Osmanlıca'da yazılışı: mâtem)
  3. (en)Bereavement.
  4. (en)Mourning yas.
  5. (en)Mourning.
  6. (en)Lament.

grieve

  1. Müteessir etmek
  2. Istırap vermek
  3. Dert vermek, üzülmek
  4. Keder vermek
  5. Kederlenmek, esef etmek
  6. Yas tutmak
  7. Üzmek, kederlendirmek

grieved

  1. Kederli

Türetilmiş Kelimeler (bis)

grievegrievedgrievancegrievance committeegrievance proceduregrievance symptomsgriefgrief strickengrieffulgrigri ağaçkakangri alan gery areagri balıkçılgri balina
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın