|
go wrong
-
Bozulmak, istenen sonucu vermemek, ters gitmek
-
Japonya'Da oynanan bir çeşit satranç.
-
Gitmek; başlamak; girmek; geçmek; uymak, yayılmak; olmak, haline gelmek; tükenmek; sonuçlanmak; kaybolmak; ölmek; koyulmak; yapılmak; bahse girmek, iddiaya girmek, işlemek
-
(went, gone) gitmek, hareket etmek, ilerlemek
-
ayrılmak
-
Yarışa başlamak
-
Hareket halinde olmak, işlemek, çalışmak, iş görmek
-
Ses çıkarmak
-
Elden gitmek, kaybolmak
-
yıkılmak
-
Yeri olmak
-
devrolunmak
-
Tahsis edilmek
-
Yayılmak, geçmek
-
olmak
-
Devam etmek
-
sonuçlanmak
-
uymak
-
ölmek
-
İptal edilmek, kaldırılmak
-
Yardım etmek
-
satılmak
-
dayanmak
-
Yapmak üzere olmak
-
Denmek, söylenmek
-
Vasıl olmak, ulaşmak
-
Uzanmak, erişmek
-
Dili bahse girmek
-
Dili işemek
-
Gitme, gidiş
-
Dili gayret, kuvvet, enerji
-
Teşebbüs, hamle, sefer
-
başarı
-
Dili anlaşma
-
yanlış
-
haksız
-
ters
-
uygunsuz
-
Usule uygun olmayan
-
bozuk
-
Makbul olmayan
-
istenilmeyen
-
ahlaksız
-
Yanlış şekilde, yanlış olarak, fena surette
-
günah
-
Hata, kusur
-
yalan
-
haksızlık
-
Gadir, zulüm
-
zarar
-
Sapıklık, yanlış yol
-
Hakkını yemek veya iptal etmek
-
Zarar vermek, gadretmek, zulmetmek, haksızlık etmek
-
Yanlış şekilde göstermek
-
lekelemek
-
Haksızlık etmek, günahına girmek, eziyet etmek
-
Bozma işine konu olmak
Örnek:
Pazarlık bozulur, nişan bozulur, makine bozulur, mal bozulur. B. Felek
-
Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek.
-
Dağılmak, bozguna uğramak
-
Taşıt arızalanmak.
-
İyi ve değerli niteliğini yitirmek
Örnek:
Stüdyo öyle karanlık ki gözlerim bozuluyor. S. Birsel
-
Bir şeye kızmak, içerlemek
Örnek:
Karısının bu ikinci ihtarı ile biraz bozulan adam salıncaktan atladı. O. C. Kaygılı
-
Sağlığını yitirip zayıflamak.
-
Get out of hand. lose face. go haywire. break down. get out of order. fail. go wrong. spoil. decay. upset. go bad. go sour. turn sour. sour. bust. collapse. conk. decline. deteriorate. disrupt. dwindle. ebb. go off. go under. perish. retrograde. retr.
-
Break. decay. decompose. discolour. perish. repine. rot. shatter. sour. spoil. to spoil. to deteriorate. to go bad. to go sour. to turn sour. to rot. to sour. to decompose. to decay. to be disconcerted. to be embarrassed. to look small. to feel small. to become depraved. to be corrupted. to break down. to go wrong. to conk out.
-
To spoil. to go bad. to go sour. to become depraved / corrupt. to be embarrassed. to be flustered. to be angry and upset. to have bad health. to go wrong. to change for the worse. to disintegrate. to rot. to ruin. to decay. to dissolve. to defor.
-
Break up
istenen(nedir ne demek)
-
Couru/E, désirable
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|