Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > glikoz 6 fosfat nedir, glikoz 6 fosfat ne demek (glikoz 6 fosfat nnd)

glikoz 6 fosfat nedir, glikoz 6 fosfat ne demek?

glikoz 6 fosfat

  1. Hücre solunumundaki ana madde; birçok metabolik olayda da görev alan bir madde. Glukoz 6-fosfat.
  2. Karbonhidrat metabolizmasında yer alan bir ara ürün, Robison esteri.
  3. (en) Glucose 6-phosphate.
  4. (en) Glucose-6-Phosphate.
  5. (fr) Glucose 6-phosphate

glikoz (nedir ne demek)

  1. Özellikle üzüm suyunda bulunan karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan şeker, üzüm şekeri (CH2-OH-(CHOH)4-CHO).
  2. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri, üzüm şekeri, dekstroz.
  3. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri, üzüm şekeri, dekstroz, kan şekeri, glukoz.
  4. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu basit şeker, dekstroz, glükoz, monosakkarit, üzüm şekeri.
  5. (en) Dextrose.
  6. (en) Glucose.
  7. (en) Glucose, dextrose, grape sugar.
  8. (en) Glucose Biyo.
  9. (en) Corn syrup.

fosfat (nedir ne demek)

  1. Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.
  2. Bir anyon içerisinde fosforun merkez atom alduğunu gösterir. PO4-3 radikali taşıyan orto fosforik asitin tuzu. M3PO4 (orto)fosfat, normal veya tersiyer fosfat. M2HPO4 hidrojen (orto)fosfat, mono asit, monohidrik, dibazik veya ikincil fosfat, MH2PO4 dihidrojen (orto) fosfat diasit, dihidrik, monobazik veya birincilfosfat, (M,M')PO4 çift fosfat, (M,M',M")PO4 üçlü fosfat. Diğer fosforik asit tuzları; M4P2O6 veya hipofosfat MPO3, metafosfat M4P2O7, pirofosfat.
  3. Fosforik asidin tuz, ester veya anyon formu. Özellikle ortofosfatı belirtmek için kullanılır.
  4. Fosforik asit (H3PO4) tuzlarının kökü.
  5. (en) Phosphate.
  6. (fr) Phosphate

hücre (nedir ne demek)

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Göze
  6. Bir canlının tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşı.
  7. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  8. Bk. odacık
  9. Birkaç anlamı olan bir terim.1. Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır. 2. Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.
  10. Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.
  11. Bk. göze
  12. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler.
  13. (en) Cubicle.
  14. (en) Cellular.
  15. (en) Cell göze.
  16. (en) Closet.
  17. (en) Cell.
  18. (en) Cellula.
  19. (en) Cabin.
  20. (en) Hole.
  21. (en) Alcove.
  22. (en) Niche.
  23. (en) Room.
  24. (en) Chamber.
  25. (en) Cooler.
  26. (en) Cubby hole.
  27. (fr) Cellule
  28. (fr) Eellule

ana   US UK (nedir ne demek)

  1. Çocuğu olan kadın, anne
    Örnek: Gözyaşları döken hanım herhâlde gelinin anası olacaktı. H. Taner
  2. Yavrusu olan dişi hayvan.
  3. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
  4. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.
  5. Velinimet.
  6. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü.
  7. Temel, asıl, esas
    Örnek: Geçen yıl ana işlerden hiçbiri bitirilip bir sonuca varılamamıştır. M. Ş. Esendal
  8. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatır.
  9. (en) Chief.
  10. (en) Arterial.
  11. (en) Central.
  12. (en) Mama.
  13. (en) Mammy.
  14. (en) Thus, Scaligerana is a book containing the sayings of Scaliger, Johnsoniana of Johnson, etc.
  15. (en) Collection of anecdotes about a person or place mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu.
  16. (en) Prefix in words from the Greek, denoting up, upward, throughout, backward, back, again, anew.
  17. (en) Suffix to names of persons or places, used to denote a collection of notable sayings, literary gossip, anecdotes, etc.
  18. (en) Major.
  19. (en) Patroness.
  20. (en) Stock.
  21. (en) Broad / adj.
  22. (en) Mama mamma.
  23. (en) Mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu.
  24. (en) Collection of anecdotes about a person or place.
  25. (en) Article Numbering Association.
  26. (en) American Numismatic Association, the national organization for coin collectors.
  27. (en) Association of National Advertisers An association whose members are advertisers, i e , companies that advertise their products or services.
  28. (en) American Nurses Association.
  29. (en) Association of National Advertisers.
  30. (en) Short for 'American Numismatic Association.
  31. (en) Automatic Network Analyzer - A computer-controlled test system that measures microwave devices in terms of their small signal S-parameters The use of this instrument by both engineering and production permits quick and accurate characterization of the input and output impedance, gain, reverse isolation of individual units and the degree of match between units.
  32. (en) Hole.
  33. (en) Principal.
  34. (en) Main.
  35. (en) Primary.
  36. (en) Basic.
  37. (en) Leading.
  38. (en) Guiding.
  39. (en) Broad.
  40. (en) Capital.
  41. (en) Cardinal.
  42. (en) Fundamental.
  43. (en) Governing.
  44. (en) Grand.
  45. (en) Master.
  46. (en) Parent.
  47. (en) Staple.
  48. (en) Mother.
  49. (en) Principle.
  50. (en) Main part.
  51. (en) Head.
  52. (en) Matron.
  53. (en) Momma.
  54. (en) Rudimentary.
  55. (en) Maternal.
  56. Her cinsten aynı miktarda
  57. Sonek ait olan koleksiyon: Americana, Shakespeareana.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.027