gizli din taşımak ne demek?

  1. Din ya da inancını kimseye bildirmemek.

gizli

  1. Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı.
  2. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur
  3. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen.
  4. Saklı olarak, saklayarak
  5. Bkz. okült, saklı, latent
  6. Klinik olarak tanımı yapılamayan, belirlenemeyen
  7. Belirtileri görülmeyen, gizli olan hastalık
  8. (en)Hidden.
  9. (en)Concealed.
  10. (en)Secret.

gizli açlık

  1. Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfus beslenmesinin çok geniş ölçüde sınırlı sayıda besinlere (örneğin tahıla ya da pirince vb.) dayalı olması, sağlıklı beslenme için zorunlu olan besin yapıtaşlarının (vitaminler, tuzlar vb.) ise yetersiz ölçüde alınması durumu.
  2. (en)Disguised famine.
  3. (fr)Famine déguisée

din

  1. Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet
  2. C.G.S. sisteminde 1 g'lık bir kütlenin hızını saniyede 1 cm artıran güç birimi: Bir nevton 105 din'e eşittir.
  3. Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen
  4. İnanılıp çok bağlanılan düşünce, inanç veya ülkü.
  5. Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası.
  6. İlmek.
  7. 1. (Sözlük anlamı) "Gerek ödül gerekse ceza şeklindeki karşılık" anlamında olup, tabi (uyan) ile kudret sahibi metbu (uyulan) arasındaki ilişkiyi ifade eder. 2. (İslami anlayışa göre) Kişinin yaratılış amacına uygun bir hayat sürebilmesi ve bu amacı belirli bir disiplin içinde gerçekleştirebilmesi için kendisine yol gösteren kurallar bütünü. 3. Akıl sahiplerini kendi istek ve iradeleriyle hayra ve mutluluğa yönlendiren kurum, insanın kendi seçimine dayalı eylemlerini düzenleyen ilahi kanun.
  8. Görünen, görünmeyen doğaüstü güç, nesne ya da varlığa inanma nedeniyle doğmuş olan ve bireylerin gerek birbirleriyle, gerek çevreleriyle ilişkilerini birtakım kutsal uygulama ve davranışlarla düzenleyen, sağlayan evrensel olgu. bk. ilkel din, halk dini, arınma, kurban, sakınma, krş. büyü, tören, kutyasak, muska.
  9. Ceza, ivaz.
  10. (en)Loud, confused, harsh noise; a loud, continuous, rattling or clanging sound; clamor; roar.

taşımak

  1. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek
  2. Üstünde bulundurmak
  3. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek
  4. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak.
  5. Giymek
  6. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak.
  7. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.
  8. Duymak, hissetmek
  9. (en)Walk.
  10. (en)Ride.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gizligizli açlıkgizli ajangizli aktiflergizli alanıgizli alanlargizli alaygizli amaçgizli anlamıgizli anlamı çıkarmakgizlegizlemaçargizlemegizleme yerigizlemekdindin adamıdin adamı cüppesidin adamlığıdin aleyhtarlığıdin ayrımı gözetmeyendin bilgisidin birliğidin değiştiren kimsedin değiştirmedidi tor s iyondiadia filmdia gösterili konferans
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın