Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gizli dil nedir, gizli dil ne demek, gizli dilin anlamı (gizli dil nnd)

gizli dil nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






gizli dil

  1. Bazı kişilerin başkalarının anlamadığı ve sadece kendilerinin özel anlamlarını bildiği kelimelerle konuştuğu dil.

gizli (nedir ne demek)

  1. Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı.
  2. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur
    Örnek: İki komutan arasında o gün gizli bir anlaşma yapıldığı söylentisi çıkmıştı. H. Taner
  3. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen.
  4. Saklı olarak, saklayarak
    Örnek: Mektubu senden gizli posta kutusuna attım. M. Yesarî
  5. (en) Hidden. concealed. secret. classified. confidential. esoteric. unknown. clandestine. covert. sealed. restricted. underground. arcane. back-door. blind. closet. under cover. cryptic. cryptical. dark. disguised. furtive. hole-and-corner. hugger-mugger.
  6. (en) Clandestine. confidential. covert. cryptic. dark. inside. latent. occult. runaway. secret. sneaking. surreptitious. ulterior. undercover. underground. underhand. veiled. hidden. concealed. classified. arcane. furtive.
  7. (en) Hidden. confidential. concealed. occult. secret. secretly. arcane. a huis clos. back-door. blind. bush telegraph. cabinet. clandestine. classified. close. cryptic. crypto -. dark. esoteric. furtive. hush hush. inner. between you and me and the lamppost. l.

giz (nedir ne demek)

  1. Sır
    Örnek: O gün çözer gibi olmuştu Kütahya çinilerindeki dipdiri renklerin gizini. N. Cumalı
  2. Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni.
  3. Kentsoylu tiyatrosunun «iyi kurulu oyun» anlayışında, seyirciye bildirilen, ama oyun kişilerinin bilmedikleri bir şey. Bugiz oyunun çözüm kesiminde aydınlanır.
  4. Gizli tutulan şey, sır.
  5. (en) Mystery. riddle. secret. gaff.
  6. (en) mystery.
  7. (en) secret
  8. (fr) secret

dil (nedir ne demek)

  1. Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
    Örnek: Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki... Y. Z. Ortaç
  2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban
    Örnek: Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu. S. F. Abasıyanık
  3. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi
    Örnek: Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır. H. S. Tanrıöver
  4. Belli durumlara, mesleklere, konulara özgü dil.
  5. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri.
  6. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili
    Örnek: Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği. S. F. Abasıyanık
  7. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası.
  8. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı.
  9. Gönül, yürek.
  10. Ağız boşluğunda bulunan, çizgili kaslardan oluşmuş, lokmanın biçimlenmesinde, yutma, tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ, glossa, lingua.
  11. Tat alma organı.
  12. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.
  13. Tutsak, esir.
  14. Körfez, koy.
  15. (en) Speech. tongue. language. speech. clapper. lingo.
  16. (en) Language. neck. spit. tongue.
  17. (en) Language. tongue. promontory. point. spit. bolt of a lock. index of a balance. prominence. speech.
  18. (en) Two parallel rows of connection holes on a PCB Also, the type of connector used with this array.
  19. (en) Dataphor Interface Language An XML format for describing user interfaces independent of the platform on which they will be realized. dilate Dx diagnosis. dual in line package: simplest type of plastic package where the I/O's are found on either side of the package.
  20. (en) Dual-In-Line Refers to component shape with two parallel rows of connection leads Syn: DIP. ate:.
  21. (en) parlance
  22. (la) Lingua Dgr.: Yun. glossa

bazı (nedir ne demek)

  1. Birtakım, kimi
    Örnek: Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler. Ö. Seyfettin
  2. Bazen
    Örnek: Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. (en) Some. some.
  4. (en) Certain. some.
  5. (en) Some.

baz(nedir ne demek)

  1. Temel, esas.
  2. Taban.
  3. Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde, esas.
  4. Bk. taban
  5. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi.
  6. Kimyada tuzun asit olmayan kısmı veya tuzların oluşumu için asitlerle birleşmiş madde veya bir çözeltide hidrojen iyonu (proton) alan madde.İng.: base Biyo
  7. 1. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi. 2. Alkali.
  8. (en) Base. alcali. alkali.
  9. (en) base

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük