Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > girme nedir, girme ne demek, girmein anlamı, ingilizcesi (girme nnd)

girme nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






girme

  1. Girmek iÅŸi.
  2. 1- Gaz ya da sıvının bir katı içinegirmesi. 2- Işınımın ve ışınetkin parçacıkların gereç ve nesnelerden geçmesi.
  3. (en) Entering. entry. admission. trespass. entrance. ingress. intake.
  4. (en) entrance.
  5. (en) Entrance. penetration. entering. entry. ingress.

girmek (nedir ne demek)

  1. Dışarıdan içeriye geçmek
    Örnek: İçeri girdiklerinde birinci film çoktan başlamıştı. H. Taner
  2. Sığmak.
  3. Yer almak, katılmak, iltihak etmek
    Örnek: Bugün edebiyat imtihanına girdim. Y. Z. Ortaç
  4. Almak, fethetmek
  5. İncelemek, ayrıntılara inmek.
  6. GiriÅŸmek, baÅŸlamak
    Örnek: Kaçırdım gene ipin ucunu, bir türlü konuya giremiyorum. N. Ataç
  7. BulaÅŸmak.
  8. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek.
  9. (en) Draw into. enter. enter into. walk in. walk into. step in. go in. go into. come in. come into. be enroled. be enrolled. gain admission. enter on. enter upon. get in. go. incur. insert. keyboard. pull. sail in. slide into. slip into. step. strike in.
  10. (en) Enter. incur. infiltrate. penetrate. step. to come in. go. to enter. to come in. to go in. to break into. to fit. to join. to participate in. to go into. to enter upon. to begin. to start. to reach. to cost too much. to penetrate. to teac.
  11. (en) enter.
  12. (en) Sink into

iÅŸ (nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir deÄŸer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
  15. (en) Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
  16. (en) Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
  17. (en) profession.
  18. (en) job
  19. (en) work.
  20. (en) Business, activity.
  21. (en) work
  22. (al) Arbeit
  23. (fr) travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük