Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > giriftar olmak nedir, giriftar olmak ne demek (giriftar olmak nnd)

giriftar olmak nedir, giriftar olmak ne demek?

giriftar olmak

  1. Tutulmak, yakalanmak.

giriftar (nedir ne demek)

  1. Tutulmuş, yakalanmış.
  2. (en) Eskimiş (girifta:r) Farsça giriftÂ¥r.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

tutulmak (nedir ne demek)

  1. Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
    Örnek: Bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu. E. E. Talu
  2. Ay ve güneş tutulma olayına uğramak.
  3. Ünlü olmak, meşhur olmak.
  4. Tutuk duruma gelmek.
  5. Bir organı işleyemez olmak
    Örnek: Konuşmak için dilim, yazmak için kalemim tutuldu. F. R. Atay
  6. Birine tutkun olmak, sevmek.
  7. Bir işe veya birine canı sıkılmak
    Örnek: Sen filozof geçinen ukala bir adama benzersin. Bak, ben böyle şeylere fena tutulurum. H. Taner
  8. Yakalanmak
    Örnek: Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu. N. Cumalı
  9. Oyuncunun söyleyeceklerini unutması.
  10. (en) Have a crush on smb.
  11. (en) Click.
  12. (en) To be caught.
  13. (en) To be eclipsed.
  14. (en) To have a cramp.
  15. (en) To fall in love with.
  16. (en) To be held / caught.
  17. (en) To become popular.
  18. (en) To get stiff.
  19. (en) To become tongue-tied.
  20. (en) To get caught (in a storm.
  21. (en) Dry-Up.
  22. (en) Be held.
  23. (en) Be taken.
  24. (en) Be at a premium.
  25. (en) Be in a request.
  26. (en) Make a hit.
  27. (en) Attack.
  28. (en) Attaint.
  29. (en) Catch on.
  30. (en) Come in.
  31. (en) Come up.
  32. (en) Drop.
  33. (en) Be enamored of.
  34. (en) Be enamoured of.
  35. (en) Go into.
  36. (en) İncur.
  37. (en) İndulge.
  38. (en) Smite.
  39. (en) Be smitten with.
  40. (en) Stiffen.
  41. (en) Be stuck.
  42. (en) Be stuck on.
  43. (en) To be affected.
  44. (en) To be held.
  45. (en) To fall for.
  46. (en) To fall/be in love with.
  47. (en) To catch on.
  48. (en) To click.
  49. (en) To become stiff.
  50. (en) To be stiff.
  51. (en) To go down with sth.
  52. (en) Gone on.
  53. (fr) Avoir un trou

yakalanmak (nedir ne demek)

  1. Yakalama işi yapılmak, ele geçirilmek.
  2. Birinin kendisini zor duruma düşürecek bir şeyi, bir suçu ortaya çıkmak.
  3. Bir hastalığa, karşılaşmak istenilmeyen birine veya kötü bir duruma tutulmak.
  4. (en) Catch an infection.
  5. (en) To be caught.
  6. (en) To be arrested.
  7. (en) To be / to get caught.
  8. (en) To be collared.
  9. (en) Attack.
  10. (en) Attaint.
  11. (en) Catch.
  12. (en) İncur.
  13. (en) Become infected.
  14. (en) Smite.
  15. (en) Be smitten with.
  16. (en) Be taken with.
  17. (en) To contract.
  18. (en) To go down with sth.
  19. (en) To catch.
  20. (en) To be seized.
  21. (en) To be spotted.
  22. (en) To be held responsible.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013