|
gibilerden
-
Benzerinden.
-
zarf
-
Kap, kılıf, sarma.
-
İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese
Örnek:
Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler. A. Haşim
-
İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap
Örnek:
Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi. R. Enis
-
Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.
-
Bk. belirteç
-
Değiştirime uğramış bir dalganın en uç bölümlerini yani genliğin üst bölümlerini gösteren eğri.
-
Virüs tarafında kodlanan proteinlerle tomurcuklanma sırasında hücreden alınan lipoprotein tabakadan oluşan ve bazı virüs ailelerinde kapsit yapının üzerinde bulunan yapı ögesi.
-
envelope
-
Adverbial. adverb. calyx. cartridge. cover. envelope. receptacle. sheath.
-
Adverb. envelope. case. cover. jacket. adverb belirteç.
-
A metallic cuplike stand used for holding a finjan. an ornamental metal cup-shaped holder for a hot coffee cup.
-
An ornamental metal cup-shaped holder for a hot coffee cup.
-
Hüllkurve
-
enveloppe
-
Kahve fincanı zarfı.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|