Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > germek nedir, germek ne demek, germekin anlamı, ingilizcesi (germek nnd)

germek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






germek

  1. Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek
    Örnek: Yayı daha germe / Kıracaksın. B. Necatigil
  2. Gergin bir şeyle örtmek.
  3. Kol, bacak, uzatmak.
  4. Gergin duruma getirmek, gerginlik yaratmak, sinirlendirmek.
  5. (en) Stretch. stretch out. strain. tighten. tighten up. tense. bag. distend. draw. hang on. lift. rack. span. sprawl out. stay. string. tauten.
  6. (en) Extend. flex. stretch. tense. to tense. to extend. to scretch. tighten.
  7. (en) To stretch. to tighten. to spread out and stretch over. to extend. to pull. to rack. to stiffen. to clamp. to frame. to brace. to spread. to bar. to span. to stram. to stress. to hang.

gergin (nedir ne demek)

  1. Gerilmiş durumda olan.
  2. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt)
    Örnek: Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı. P. Safa
  3. Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki).
  4. Huzursuz, sinirli.
  5. (en) Stretched. taut. strained. jumpy. tense. nervous. nervy. stressfull. tight. uptight. on edge. highly strung. skittish. drawn. high-strung. jittery. spread. stiff. on a knife-edge. on pins and needles.
  6. (en) Stretched. taut. strained. jumpy. tense. nervous. nervy. stressfull. tight. uptight. on edge. highly strung. skittish. drawn. high-strung. jittery. spread. stiff. on a knife-edge. on pins and needles. fraught. overwork. timorous. tremulous.
  7. (en) Taut. tense. stretched. tight. strained. fraught. intense. keyed up. stiff. uncool. uneasy. uptight. wrought up.
  8. (fr) Assis étendu

getirmek (nedir ne demek)

  1. Gelmesini sağlamak
    Örnek: Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar. R. N. Güntekin
  2. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
  3. Erişmek veya eriştiğini sanmak.
  4. İleri sürmek.
  5. Sebep olmak, ortaya çıkarmak.
  6. İletmek, bildirmek
    Örnek: Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi. O. S. Orhon
  7. Sağlamak
    Örnek: Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse. Ö. Seyfettin
  8. Bir makama atamak veya seçmek.
  9. (en) Bring. get. bring along. bring in. carry. bear. convey. fetch. introduce. take into. usher. work up.
  10. (en) Bring. pose. produce. to bring. to fetch. to bring in. to yield. to give. to put forward. to bring forth.
  11. (en) Fetch. to bring. to yield. to give. adduce. get. reduce. return.
  12. (en) propose
  13. (en) return
  14. (en) Bring round

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük