Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gerilim düzenleci nedir, gerilim düzenleci ne demek, gerilim düzenleciin anlamı, ingilizcesi (gerilim düzenleci nnd)

gerilim düzenleci nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






gerilim düzenleci

  1. Bir elektriksel güç vericisinin gerilim, çıktısını belirli değerde tutan aygıt.
  2. Bir elektriksel güç vericisinin gerilim, çıktısını belirli değerde tutan aygıt.
  3. (en) Voltage regulator
  4. (al) Spannungskonstanthalter
  5. (fr) Régulateur de voltage

gerilim (nedir ne demek)

  1. Gerginlik, tansiyon
    Örnek: Çayların dağılışı, gerilime bir çeşit ara verir gibi oldu. H. Taner
  2. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi, tansiyon.
  3. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
  4. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj.
  5. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum.
  6. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon.
  7. (Derleme.. gerilme) Konuşmada bir sesin meydana gelmesi için ses kirişlerinin gerginleşmesi (1. evregerilim, 2. evre oluşum, 3. evre çözülüm) .
  8. Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. Bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür.
  9. Çeşitli yollara başvurularak, konunun anlatımında yaratılan sıkıntılı, gergin hava.
  10. Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizil güç eşitsizliği.
  11. (en) tension
  12. (en) Tension. intensity. voltage. potential.
  13. (en) Potential. stress. tension. voltage. frustration.
  14. (en) Tension. voltage. blood pressure. pull.
  15. (en) Potential difference, tension
  16. (al) Spannung
  17. (fr) tension
  18. (fr) Différence de potentiel, tension électrique

elektriksel (nedir ne demek)

  1. Elektrikle ilgili, elektiriğe bağlı.
  2. (en) electrical.
  3. (en) Electric. electrical.

güç(nedir ne demek)

  1. Ağır ve yorucu emekle yapılan, müşkül.
  2. Yapılması zor, çetin, kolay karşıtı
    Örnek: Değiştirmedim ben düşüncemi. Güçtür şiir söylemek, nesir yazmaktan çok güçtür. N. Ataç
  3. Zorlukla
    Örnek: Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
  5. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.
  6. Sınırsız, mutlak nitelik.
  7. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik.
  8. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği.
  9. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet.
  10. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
  11. Bir toprağın verimlilik yeteneği.
  12. 1- İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. 2- Görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği.
  13. 1-Fiziksel, düşüncel ve ahlaksal bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği, a. Ağır bir cismi kımıldatabilme yeteneği: kas gücü. b. Etki vegüçlülük ilkesi: karakter gücü, direnme gücü, düşünce gücü, bir kanıtın gücü (idée force = kımıldatıcı, yöneticigüç). 2- Fizik-ötesi kavramı olarak: a. İtme ve çarpmada dıştan mekanik etki yapan şey; b. Bireylerde türlü biçimlerde ortaya çıkan itici, etki yapıcı ve biçimlendirici olan şey. (Leibniz'de temel etkinlik ilkesi; Herder ve Nietzsche'de de temel kavram.) 3- Bir şeyin yapılmasını tüzeyle, anlaşmayla değil de, baskı yoluyle sağlayan etkinlik. (Ör. Güce dayalı devlet.)
  14. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı
  15. Vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık birgüç, saniyede 1 jul iş yapar).
  16. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği.
  17. Yorucu, emekle yapılan.
  18. Zor, çetin.
  19. Şiddet.
  20. İş, meşguliyet.
  21. Kuvvet.
  22. (en) power,
  23. (en) Electric power
  24. (en) Difficult. hard. arduous. baffling. tricksy. strength. power. force. energy. ability. capability. capacity. arm. clout. clutch. command. control. dominance. forcefulness. intensity. iron. might. pep. pith. potency. potential. punch. rod. sinew. spiri.
  25. (en) Ability. arduous. arm. ascendance. austere. difficult. effort. energy. exacting. force. hard. heavy. impossible. laborious. might. muscle. onerous. pep. potency. potential. power. punch. push. rough. sap. sinew. stamina. steam. sticky. stiff. strength. strenuous. tough. troublesome. vigour. zip.
  26. (en) Power. impulse. proficiency. influence. rating. task. delivery job. heavy duty. ability. arduous. arm. capability. capacity. competence. difficult. effort. energy. faculty. force. hard. impetus. lift. might. painful. parlous. pith. potency. severe. solidi.
  27. (en) power
  28. (al) Leistung,
  29. (al) Kraftstrom
  30. (al) Leistung
  31. (fr) puissance,
  32. (fr) Puissance (électrique)
  33. (fr) force
  34. (fr) puissance
  35. (la) fortitudo

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük