|
gerilemeli usyarılım
-
Davranış ve uyumda ilkel gelişim basamaklarına doğru gerileme gösteren usyarılım türü.
-
Bir dokunun, bir organın bir evrim geçirmesi veya bir yapının basitleşmesi.
-
Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi.
-
Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu.
-
Geri çekilme, ricat.
-
Gerilemek işi.
-
1- Sonuçlardan ilkelere, etkilerden nedenlere ve bileşikten yalınca doğru usavurma işlemi. 2.-Yakın geçmişle ya da yeni olaylarla ilişkili anıların azalması. 3- Gerçekliklerin ağır bastığı yetişkinler dünyasının güçlükleri karşısında, çocukluk yıllarının anılarıyle dolu bir düş dünyasına kaçış. 4- Yetişkinlerde çocukça davranışların yeniden başlaması. 5- Etkili biçimde ayırımlar yapma, yargılama ve usavurma yeteneğinin yitirilmesi.
-
regression.
-
Decline. recession. retreat. setback. regression. withdrawal.
-
Back tracking. retrogression. regression. deterioration. devolution. falling off. retrocession.
-
regression
-
Gerçeklerle olan ilişkilerin büyük ölçüde zayıflaması, düşünce, duygu ve davranış alanlarında önemli bozulmaların ortaya çıkması gibi belirtiler gösteren bir ruh hastalığı.
-
Davranma işi veya biçimi, tutum, davranım, muamele, hareket
Örnek:
Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet! N. Cumalı
-
Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
-
Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.
-
1- Kişinin özellikle ahlâk bakımından gösterdiği davranım. 2- Bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-Bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum.
-
Behavioral. behavioural. behavior. behaviour. attitude. conduct. action. demeanor. demeanour. manner. doings. way. act. bearing. deal. dealing. deportment. form. proceeding. stroke. treatment. turn.
-
Act. action. asperity. attitude. behaviour. conduct. deportment. fashion. front. manner. treatment. demeanour.
-
Attitude. bearing. behaviour. comportment. conduct. course action. demeanour. deportment. fashion. kind act. melodrama. play. treatment.
-
conduct
uyum(nedir ne demek)
-
Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk
Örnek:
Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı. N. Araz
-
Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat.
-
Bir kelimede ünlülerin veya ünsüzlerin birbirlerini ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olarak etkilemeleri, benzeşmeleri: ev-lilik, ara-larında; okul-umuz, okul-ları; sınıf-tan; açık-ça vb.
-
Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme.
-
Congruity. unison. harmony. concordance. accordance. conformity. concord. accord. symphony. accommodation. balance. chime. coherence. coherency. concert. concinnity. congruence. consecution. consistency. consonance. keeping. proportion. rapport. rhyt.
-
Accordance. concord. conformity. consistency. harmony. tune. unison. accommodation. adaptation. accord. adjustment.
-
Concinnity. accord. accordance. concert. congruity. consistency. consonance. harmony. match merging. observance. ramp. rhythm. taste. tune. cohesion.
-
accommodation
-
Akkommodation
-
accommodation
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|