Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gerilemek nedir, gerilemek ne demek, gerilemekin anlamı, ingilizcesi (gerilemek nnd)

gerilemek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






gerilemek

  1. Bir yere takılmaya, geçirilmeye yarayan eğri ve ucu sivri demir
    Örnek: Kız eğilmiş, panjurun kanatlarını çengellerine takıyor. R. H. Karay
  2. Basketbolda çembere yan durarak tek elle baş üzerinden geçirilerek atılan şut, çengel atış.
  3. Geri çekilmek, geriye çekilmek
    Örnek: Dürdane gerileyip baktı, kurnaz bir kahkaha ile göğsü oynadı. M. Yesarî
  4. Daha aşağı bir dereceye düşmek.
  5. Hastalık, gelişmeksizin yok olmaya yüz tutmak.
  6. Bir tepki karşısında katı sayılan bir tutumdan vazgeçmek.
  7. (en) Lose ground. regress. recede. degrade. drop back. stand back. fall back. worsen. deteriorate. draw back. drop behind. drop off. redound. remount. retreat. retrograde. slip. turn back.
  8. (en) Recede. regress. retreat. retrogress. to move backward. to recede. to worsen. to draw back. to go back. to retrograde. to retrogress.
  9. (en) To regress. to move backward. to retreat. deteriorate. to lose ground. retrogress.

bir yere (nedir ne demek)

  1. (en) Someplace, somewhere, anywhere

eğri (nedir ne demek)

  1. Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı.
  2. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves.
  3. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail.
  4. Yanlış bir biçimde
    Örnek: Gazetecilik bu oğlum, eğri, doğru yazılıp çıkmalı. M. Ş. Esendal
  5. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi.
  6. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey.
  7. Bir özelliğin yeğinliğindeki değişimleri özetleyen çizgi.
  8. (en) Crooked. bent. awry. sloping. slanting. oblique. skew. aslant. aslope. cockeyed. sinuous. skewed. slouching. slouchy. out of the straight. tortuous. untrue. warped. wry. awry. curve. graph. trajectory.
  9. (en) Crooked. curve. irregular. oblique. uneven. wry. bent. skew. cockeyed. bowed. curved. slanted. sloping. bandy. angle. inclined.
  10. (en) curve.
  11. (en) curve
  12. (fr) courbe

sivri(nedir ne demek)

  1. Ucu keskin ve batıcı olan
    Örnek: Sivri gagasından kelimeler çıkarken sanki birer ok oluyordu. Ö. Seyfettin
  2. Ucuna doğru gittikçe incelen
    Örnek: Aşağıda gördüğümüz dik ve sivri bir binanın üst katında çay içmeye gideceğiz. F. R. Atay
  3. Palamut.
  4. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı.
  5. Genç dağlık kitlelerde ince uçla son bulan tepelere verilen ad.
  6. (en) Sharp pointed. sharp. pointed. acute. beaked. edged. jagged. nipping. pungent. spinose. spinous. spired. spiry.
  7. (en) Angular. keen. sharp. pointed. extreme. tapering.
  8. (en) Pointed. sharp. tapered. acute. peaked. pointing. taper. tapering. conic. pricking. spindle-shaped. spired. inswept. sphenoid. nibbed. fine. incisive.
  9. (en) peak
  10. (fr) pic

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük