|
geriden gösterim
-
Gün ışığında gösterimi gerçekleştirmek, olağan gösterim yapılamadığı vakit gösterimi sağlamak, bir filmin çevrilişinde oyuncuların gerisinde devinimli bir dip bezemi sağlamak amacıyla yarı saydam bir görüntülüğün izleyiciden yana olan yüzünün arkasından yapılan gösterim.
-
Background) projection, BP, process projection (background, shot, photography), transparency process, moving back projection, (ABD) rear projection, RP
-
Rückpro(Jektion), Rückpro(jektion), Rückprotechnik, Durchprojektion, Hintergrund-Projektion, Transparenz
-
Projection par transparence, transparence (animée), rétroprojection, décor projeté, "back-projection"
-
Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon.
-
Salonlarında filmin gösterilmeye başlanması, vizyon.
-
Sinema, tiyatro, konser vb. sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans.
-
Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlanması, vizyon.
-
Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme.
-
Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması
-
Bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması
-
Bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması.
-
1-2. projection, film projection, showing, film showing, performance, (ABD) screening, film screening, 3. show, performance
-
Projection. run. presentation. staging.
-
Projection. showing. variety show.
-
Notation. representation. projection. variety show.
-
representation
-
1-2. Projektion, Filmprojektion, Vorführung, Filmvorführung, Vorstellung, Filmvorstellung, Kinovorstellung, 3. "Séance"
-
Darstellung
-
1-2. projection (cinématographique, de film), 3. séance (de cinéma)
-
représentation
-
İn daylight
-
Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre
-
İçinde bulunulan zaman
Örnek:
Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu. R. N. Güntekin
-
Zaman, sıra
Örnek:
Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
-
Çağ, devir.
-
İyi yaşanmış zaman.
-
Güneş
-
Güneş ışığı.
-
Gündüz
-
1 - güneş'in öğleden art arda iki geçişi arasındaki zaman süresi. 2 - Ortalığın aydınlık olduğu zaman aralığı.
-
Güneş.
-
Gündüz.
-
Day. bee.
-
Day. sun. sunlight. sunshine. daytime. today. present. time. age. period. good times. date. at-home day. a lady's at-home day.
-
day.
-
day
-
jour
gerçekleştirmek(nedir ne demek)
-
Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.
-
Realize. make real. achieve. actualize. materialize. carry out. carry through. effect. effectuate. execute. follow out. follow through. put into practice. substantiate. verify. practice. practise.
-
Effect. execute. fulfil. realize. set.
-
İmplement. perform. to realize. to make real. actualization. actualize. effectuate. implement. substantiate.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|