Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > geri bölgesel etki nedir, geri bölgesel etki ne demek (geri bölgesel etki nnd)

geri bölgesel etki nedir, geri bölgesel etki ne demek?

geri bölgesel etki

  1. Bk. geri dalga etkisi

geri dalga etkisi (nedir ne demek)

  1. İktisadi etkinliklerin belli bölgelerde yoğunlaşmasının bu bölgelerde üretimde yarattığı etkinlik nedeniyle üretim faktörlerinin bu bölgelere akmasının diğer bölgelerde iktisadi büyüme açısından olumsuz etki yaratması ve dolayısıyla fakirliğe yol açması.
  2. (en) Backwash effect.

geri (nedir ne demek)

  1. Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı
    Örnek: Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi. N. Cumalı
  2. Bundan başkası
    Örnek: Kaşla göz, gerisi söz. Atasözü
  3. Son, sonuç.
  4. Bir şeyin sona kalan bölümü.
  5. Geçmiş, mazi
    Örnek: Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok. S. F. Abasıyanık
  6. Hayvanda boşaltım organının dışı.
  7. Eksik gösteren (saat).
  8. Aptal, anlayışsız.
  9. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval.
  10. Vücudun ortasından geçen çizgiyle dar açı yapan çizginin gösterdiği ve ilerinin karşıtı olan yön.
  11. (en) Kick.
  12. (en) Rear.
  13. (en) Back.
  14. (en) Reverse.
  15. (en) Backward.
  16. (en) Rearward.
  17. (en) Reversing.
  18. (en) Hind.
  19. (en) Posterior.
  20. (en) Slow.
  21. (en) Backwards.
  22. (en) Behind.
  23. (en) Aback.
  24. (en) Rest.
  25. (en) Retro-.
  26. (en) Remainder.
  27. (en) Undeveloped.
  28. (en) Stupid.
  29. (en) Half-Witted.
  30. (en) İmbecile.
  31. (en) Toward the rear.
  32. (en) The rest.
  33. (en) Reactionary.
  34. (en) About turn ! / face.
  35. (en) Little.
  36. (fr) En arrière

ger (nedir ne demek)

  1. Bk. granüllü endoplâzmik retikulum
  2. Granüllü endoplazmik retikulum.
  3. (en) [ger (gerund) ] stretch, stretch out, strain, tighten, tighten up, tense, bag, distend, draw, hang on, lift, rack, span, sprawl out, stay, string, tauten.
  4. (en) Granullar endoplasmic reticulum.

bölgesel (nedir ne demek)

  1. Bölge ile ilgili veya bir bölgeye özgü olan.
  2. Belirli bir bölgeyi sınırlayan.
  3. (en) Regional.
  4. (en) Sectional.
  5. (en) Territorial.
  6. (en) Vernacular.
  7. (en) Zonal.

etki (nedir ne demek)

  1. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
    Örnek: Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor. H. Taner
  2. Bir etken veya bir sebebin sonucu.
  3. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim
    Örnek: Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu. T. Buğra
  4. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden.
  5. -> Nedenin bağlılaşık kavramı. 1- Nedensellik bağlantısı içinde: a. Bir nedenin sonucu olarak düşünülen olay. b. Bir nedenin doğurduğu gerçek olay. 2- Bir şeyin verdiği izlenim. (Ör.etki yapmak, iyi biretki yapmak.)
  6. (en) Effect.
  7. (en) İnfluence.
  8. (en) Action.
  9. (en) Efficacy.
  10. (en) Efficiency.
  11. (en) Effectiveness.
  12. (en) Forcefulness.
  13. (en) Reflection.
  14. (en) Reflexion.
  15. (en) Bearing.
  16. (en) Clout.
  17. (en) Drag.
  18. (en) Drift.
  19. (en) Force.
  20. (en) Hold.
  21. (en) İmpact.
  22. (en) İmpress.
  23. (en) İmpression.
  24. (en) İmprint.
  25. (en) İncidence.
  26. (en) İnterest.
  27. (en) Jolt.
  28. (en) Leaven.
  29. (en) Penetration.
  30. (en) Point.
  31. (en) Potency.
  32. (en) Pull.
  33. (en) Mark.
  34. (en) Power.
  35. (en) Punch.
  36. (en) Ring.
  37. (en) Sound.
  38. (en) Stress.
  39. (en) Result.
  40. (en) İmportance.
  41. (en) Operation.
  42. (en) Prestige.
  43. (en) Sequence.
  44. (en) Sway.
  45. (en) Sympathy.
  46. (en) Virtue.
  47. (en) Weight.
  48. (al) Effekt, Wirkung
  49. (fr) Effet
  50. (la) Effectus

dalga (nedir ne demek)

  1. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
    Örnek: Rıhtıma vuran dalgaların temposu da, içimdeki ölçüye uyuyor. H. Taner
  2. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem.
  3. Bir yüzeydeki kıvrım
    Örnek: Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç. M. Ş. Esendal
  4. Saçların kıvrım genişliği.
  5. Gizli iş, dalavere
    Örnek: Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı. S. F. Abasıyanık
  6. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
  7. Dalgınlık.
  8. Geçici sevgili.
  9. Geniş su yüzeylerinde rüzgârla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri.
  10. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı.
  11. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik.
  12. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik.
  13. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik.
  14. (en) Wave.
  15. (en) Undulation.
  16. (en) Crimp.
  17. (en) Beam.
  18. (en) Gadget.
  19. (en) Band.
  20. (en) Swell.
  21. (en) Thingumabob.
  22. (en) Thingumajig.
  23. (en) Thingummy.
  24. (en) Trick.
  25. (en) İntrigue.
  26. (en) Jigger.
  27. (en) Affair.
  28. (en) Sweetie.
  29. (en) Hidden catch.
  30. (en) Billow.
  31. (en) Surge.
  32. (en) Oscillation.
  33. (en) Corrugation.
  34. (en) Absent-Mindedness.
  35. (en) Love affair.
  36. (en) Upsurge.
  37. (al) Welle
  38. (al) Welle,Schwingung Dgr.: Jap.had
  39. (al) Welle,Schwingung Dgr.: Jap.hadô Fiziksel
  40. (fr) Onde
  41. (fr) Vague

arka (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
  2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
  3. Geri kalan bölüm, kısım.
  4. Art, peş.
  5. Otururken sırtın dayandığı yer
    Örnek: Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
  6. İnsanın vücudu, bedeni
    Örnek: Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
  7. Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
    Örnek: Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
  8. Arkada olan, arkada bulunan.
  9. Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
  10. (en) Dorsal.
  11. (en) Reverse.
  12. (en) The reverse.
  13. (en) Continuation.
  14. (en) The back.
  15. (en) Backpart.
  16. (en) Back side.
  17. (en) Rump.
  18. (en) Essence, liquor, arrack.
  19. (en) Back.
  20. (en) Stern.
  21. (en) Rear.
  22. (en) Tail.
  23. (en) Hind.
  24. (en) Rearward.
  25. (en) Friend at court.
  26. (en) Supporter.
  27. (en) Backer.
  28. (en) Support.
  29. (en) Backing.
  30. (en) Contuniation.
  31. (en) Posterior.
  32. (en) Breech.
  33. (en) Small.
  34. (en) Dors-.
  35. (en) Dorso-.
  36. (en) Sequel.
  37. (en) Back-Up.
  38. (en) Backside.
  39. (en) Buttocks.
  40. (en) Behind.
  41. (en) Powerful friend.
  42. (en) Pull.
  43. (en) İnfluence.
  44. (en) Back load of sth.
  45. (en) Countenancer.
  46. (en) Heel.
  47. (la) Posterior: sonra

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021