|
geri alım
-
Bir ülkedeki kamu veya özel kesim fırmasının, diğer ülkedeki kamu veya özel kesim firmasına makine-donanım, üretim teknolojisi veya anahtar teslimi fabrika satması durumunda kurulacak tesislerde üretilecek malların, satış bedeli kadarlık kısmını veya bir bölümünü geri satın alması.
-
buy-back
-
Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı
Örnek:
Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi. N. Cumalı
-
Bundan başkası
Örnek:
Kaşla göz, gerisi söz. Atasözü
-
Son, sonuç.
-
Bir şeyin sona kalan bölümü.
-
Geçmiş, mazi
Örnek:
Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok. S. F. Abasıyanık
-
Hayvanda boşaltım organının dışı.
-
Eksik gösteren (saat).
-
Aptal, anlayışsız.
-
Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval.
-
Vücudun ortasından geçen çizgiyle dar açı yapan çizginin gösterdiği ve ilerinin karşıtı olan yön.
-
Rear. back. reverse. backward. rearward. reversing. hind. posterior. slow. back. backward. backwards. behind. aback. back. rear. rest. re-. retro-.
-
Back. backward. rear. reverse. rest. remainder. hind. undeveloped. slow. stupid. half-witted. imbecile. backward. toward the rear. behind.
-
Back. backward. rear. the rest. reactionary. slow. about turn ! / face !. behind. little.
-
Kick. kick.
-
Kick.
-
En arrière
-
Bk. granüllü endoplâzmik retikulum
-
[ger (gerund) ] v. stretch, stretch out, strain, tighten, tighten up, tense, bag, distend, draw, hang on, lift, rack, span, sprawl out, stay, string, tauten
granüllü endoplazmik retikulum (nedir ne demek)
-
Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında üzerlerinde ribozom taşıyan dağınık veya kümeler durumunda bulunan, sentezlenen salgı veya zar proteinlerinin taşınmasında görev yapan, yassı keseler durumunda görülen bir organel.
-
Granular endoplasmic reticulum
-
Alma işi.
-
Kurum, çalım, gurur.
-
Çekicilik
Örnek:
O ne eda, o ne alım, o ne çalım. H. R. Gürpınar
-
Mal ve hizmetlerin ya da üretim faktörlerinin para karşılığında satın alınması.
-
Bir elektrik çevriminin celisinin (dalga direncinin) tersi
-
İştirâ. ~ hakkı: iştirâ hakkı.
-
purchase.
-
Charm. glamour. purchase. buying. glamor. capacity. volume. intake.
-
Taking. buying. purchase. attractiveness.
-
purchase
-
admittance
-
Admittance, Scheinleitwert
-
admittance
-
Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
-
Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme
Örnek:
Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş. H. Taner
-
Hep, bütün
-
Bk.Kamu kesimi
-
Âmme. ~ düzeni: âmme intizâmı. ~ töresi: âmme hukuku. ~ tüzel kişiliği: âmme hükmî şahsiyyeti. ~ yararı: âmme menfaati, maslahat.
-
Bütün, hep.
-
Halk.
-
Public. public.
-
Public. the public. the people. civil.
-
Public. the public. the community.
kam(nedir ne demek)
-
dilek.
-
Şaman.
-
Dilek.
-
Zevk, mutluluk, tat.
-
Bk. aşık
-
Bk. buruncuk
-
Türk budunlarınca samanlara verilen âd. a. bk. şamancılık.
-
Hekim. 2. Düşünür. 3. Büyücü, sihirbaz.
-
cam.
-
Crooked; awry.
-
Cam. shaman.
-
Lust, one of the weaknesses. crooked.
-
Lust, one of the five weaknesses. to love, to be in love with, to wish.
-
Kam.
-
[Kam] v. come, arrive; result from -; reach orgasm
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|