Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > geri alım hakkı nedir, geri alım hakkı ne demek, geri alım hakkıın anlamı (geri alım hakkı nnd)

geri alım hakkı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






geri alım hakkı

  1. Vefâ hakkı.

geri (nedir ne demek)

  1. Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı
    Örnek: Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi. N. Cumalı
  2. Bundan başkası
    Örnek: Kaşla göz, gerisi söz. Atasözü
  3. Son, sonuç.
  4. Bir şeyin sona kalan bölümü.
  5. Geçmiş, mazi
    Örnek: Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok. S. F. Abasıyanık
  6. Hayvanda boşaltım organının dışı.
  7. Eksik gösteren (saat).
  8. Aptal, anlayışsız.
  9. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval.
  10. Vücudun ortasından geçen çizgiyle dar açı yapan çizginin gösterdiği ve ilerinin karşıtı olan yön.
  11. (en) Rear. back. reverse. backward. rearward. reversing. hind. posterior. slow. back. backward. backwards. behind. aback. back. rear. rest. re-. retro-.
  12. (en) Back. backward. rear. reverse. rest. remainder. hind. undeveloped. slow. stupid. half-witted. imbecile. backward. toward the rear. behind.
  13. (en) Back. backward. rear. the rest. reactionary. slow. about turn ! / face !. behind. little.
  14. (en) Kick. kick.
  15. (en) Kick.
  16. (fr) En arrière

ger (nedir ne demek)

  1. Bk. granüllü endoplâzmik retikulum
  2. (en) [ger (gerund) ] v. stretch, stretch out, strain, tighten, tighten up, tense, bag, distend, draw, hang on, lift, rack, span, sprawl out, stay, string, tauten

granüllü endoplazmik retikulum (nedir ne demek)

  1. Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında üzerlerinde ribozom taşıyan dağınık veya kümeler durumunda bulunan, sentezlenen salgı veya zar proteinlerinin taşınmasında görev yapan, yassı keseler durumunda görülen bir organel.
  2. (en) Granular endoplasmic reticulum

alım (nedir ne demek)

  1. Alma işi.
  2. Kurum, çalım, gurur.
  3. Çekicilik
    Örnek: O ne eda, o ne alım, o ne çalım. H. R. Gürpınar
  4. Mal ve hizmetlerin ya da üretim faktörlerinin para karşılığında satın alınması.
  5. Bir elektrik çevriminin celisinin (dalga direncinin) tersi
  6. İştirâ. ~ hakkı: iştirâ hakkı.
  7. (en) purchase.
  8. (en) Charm. glamour. purchase. buying. glamor. capacity. volume. intake.
  9. (en) Taking. buying. purchase. attractiveness.
  10. (en) purchase
  11. (en) admittance
  12. (al) Admittance, Scheinleitwert
  13. (fr) admittance

hakkı (nedir ne demek)

  1. Doğrulukla ilgili; hakla ve adaletle ilgili.

vefa hakkı (nedir ne demek)

  1. Geri -alım hakkı (Rückkaufsrecht, droit de réméré).
  2. Bk. gerilim hakkı

vefa (nedir ne demek)

  1. Sevgiyi sürdürme, sevgi bağlılığı
    Örnek: Biz, mağlup olduğumuz için sizden cesur görünüyoruz ve vefamız daha sağlamlaşıyor. A. Gündüz
  2. Abu elVefa, Horasanlı matematikçi ve astronom. Geometrik kurgulara ilişkin özgün yapıtları vardır. Ayrıca Diophant'in yapıtlarını da çevirmiştir.
  3. Sözünde duran, dostluğu sürdüren.
  4. Yetişme, yetme.
  5. Ödeme.
  6. (en) Adherence. constancy. fidelity. trueness. truth.
  7. (en) Fidelity. loyalty. faithfulness.
  8. (en) Loyalty. faithfulness. being true to one's word. fidelity. truth.

arka (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
  2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
  3. Geri kalan bölüm, kısım.
  4. Art, peş.
  5. Otururken sırtın dayandığı yer
    Örnek: Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
  6. İnsanın vücudu, bedeni
    Örnek: Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
  7. Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
    Örnek: Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
  8. Arkada olan, arkada bulunan.
  9. Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
  10. (en) Back. stern. rear. tail. hind. rearward. friend at court. back. rear. posterior. supporter. backer. support. backing. contuniation. breech. small. dors-. dorso-.
  11. (en) Back. dorsal. hind. posterior. rear. reverse. the reverse. continuation. sequel. support. back-up. backing. supporter. backer. backside. buttocks. behind.
  12. (en) The back. backpart. rear. back side. reverse. hind. posterior. buttocks. rump. powerful friend. backer. supporter. pull. influence. sequel. a back load of sth. countenancer. heel. tail.
  13. (en) Essence, liquor, arrack.
  14. (en) posterior
  15. (la) Posterior: sonra

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük