|
gerekli gereksiz
-
Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip
Örnek:
Bize gerekli olan şey, adamakıllı bir harita, bir de kılavuz. H. E. Adıvar
-
Necessary. essential. wanted. requisite. imperative. indispensable. material. needful. obligatory. ought.
-
Due. essential. imperative. indispensable. integral. necessary. required. requisite. needed.
-
Necessary. required. needed. integral. mandatory. material. needful. positive. requisite. serviceable.
-
Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım
Örnek:
Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni. Yunus Emre
-
İcap
Örnek:
... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir. Anayasa
-
Kelimeleri, kelime öbeklerini, görevdeş ögeleri birleştirme, eşitlik, istenileni seçme vb. anlamlar katarak bağlayan kelime
Örnek:
Gerek baba, gerek de ana tarafından sofuluk göreneğine vâris olmadım. Y. K. Beyatlı
-
Şart (karş. koşul).
-
Requirement. necessity. requisition. need. exigence. exigency. pinch.
-
Need. occasion. requirement. necessity. necessary. needed. whether. or. prerequisite.
-
Necessary. needed. need. necessity. requirement.
-
Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz.
-
Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz bir biçimde
-
Unnecessary. unneeded. inessential. digressive. excrescent. gratuitous. idle. indecent. indiscreet. needless. no. non-essential. nonessential. otiose. redundant. supererogatory. superfluous. uncalled-for. unjustifiable. unneedful.
-
Dispensable. gratuitous. inessential. needless. pointless. redundant. superfluous. uncalled-for. unfounded. unnecessary. uncallad-for.
-
Unnecessary. inessential. needless. otiose. pointless. superfluous. uncalled for. undue.
-
Barınacak yeri olmayan.
-
Yerinde olmayan, uygunsuz, anlamsız, manasız
Örnek:
Hepsini birden istemek / Yersiz / Zamanı var / Biz zengin değiliz. B. Necatigil
-
undue.
-
İmproper. indecent. inept. inopportune. mistaken. uncalled-for. undue. unearthly. unfortunate. unfounded. unhappy. untimely. untoward. unwarranted. homeless. out of place. ill-timed. out of turn. gratuitous. groundless. unfit. extraneous.
-
Baseless. groundless. inappropriate. incongruous. irrelevant. malapropos. misplaced. out- of-place. beside the point. ill timed. undue. unhappy.
-
Uygun olmayan bir zamanda yapılan, vakitsiz.
-
Uygun olmayan bir zamanda yapılarak.
-
İll-Timed. inopportune. out-of-season. unseasonable. untimely. all too soon.
-
İnopportune. untimely. ill-timed.
-
Untimely. not well-timed. all too soon. ill- timed. inopportune. ill timed. unseasonable.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|