Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gereç nedir, gereç ne demek (gereç nnd)

gereç nedir, gereç ne demek?

gereç

  1. Bir şey yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal
  2. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü.
  3. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek.
  4. (en) Hardware.
  5. (en) Equipment.
  6. (en) Material.
  7. (en) Materiel.
  8. (en) Requisite.
  9. (en) Staff.
  10. (en) Appliance.
  11. (en) Device.
  12. (en) Necessary thing.
  13. (al) "Hardware"

bir şey (nedir ne demek)

  1. (en) Anything.

şey (nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
  4. (Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
  5. Bk. nesne
  6. (en) Business.
  7. (en) Thingamajig.
  8. (en) What-D'you-Call-Him/-Her/-It.
  9. (en) What-Do-You-Call-It.
  10. (en) Jinx.
  11. (en) Jolly.
  12. (en) Thing.
  13. (en) Stuff.
  14. (en) Object.
  15. (en) Matter.
  16. (en) Article.
  17. (en) Affair.
  18. (en) Chose.
  19. (en) Concern.
  20. (en) Doing.
  21. (en) Doings.
  22. (en) Doodad.
  23. (en) Doohickey.
  24. (en) Lark.
  25. (en) Thingumabob.
  26. (en) Thingumajig.
  27. (en) Thingummy.
  28. (en) Whosit.
  29. (en) What's-His/-Her/-Its-Name.
  30. (en) Well.
  31. (fr) Chose
  32. (la) Res; skolastikte: ens

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Accomplish.
  10. (en) Acquit oneself.
  11. (en) Architect.
  12. (en) Build.
  13. (en) Commit.
  14. (en) Construct.
  15. (en) Cost.
  16. (en) Deliver.
  17. (en) Discharge.
  18. (en) Draw.
  19. (en) To fashion.
  20. (en) To create.
  21. (en) To prepare.
  22. (en) To buoy oneself with sth.
  23. (en) To do sth as one's regular work or occupation.
  24. (en) To carry out.
  25. (en) To affect.
  26. (en) To execute.
  27. (en) To fix sth.
  28. (en) To caus.
  29. (en) Father.
  30. (en) Put on.
  31. (en) Carve out.
  32. (en) Contrive.
  33. (en) Create.
  34. (en) Engineer.
  35. (en) Establish.
  36. (en) Execute.
  37. (en) Fashion.
  38. (en) Fulfil.
  39. (en) Fulfill.
  40. (en) Go over.
  41. (en) Go through.
  42. (en) Have.
  43. (en) İmplement.
  44. (en) Land.
  45. (en) Make.
  46. (en) Perform.
  47. (en) Practice.
  48. (en) Practise.
  49. (en) Produce.
  50. (en) Profess.
  51. (en) Put thro.
  52. (en) Fabricate.
  53. (en) Fill.
  54. (en) Found.
  55. (en) Hold.
  56. (en) Manage.
  57. (en) Manufacture.
  58. (en) Perpetrate.
  59. (en) Redeem.
  60. (en) Transact.
  61. (en) To do.
  62. (en) To make.
  63. (en) To perform.
  64. (en) To fulfil.
  65. (en) To carry sth out.
  66. (en) To mend.
  67. (en) To repair.
  68. (en) To fix onarmak.
  69. (en) Tamir etmek.
  70. (en) To build.
  71. (en) To construct.
  72. (en) To erect.
  73. (en) To found inşa etmek.
  74. (en) To produce.
  75. (en) To manufacture.
  76. (en) To bring sth out üretmek.
  77. (en) To cause yol açmak.
  78. (en) To marry to evlendirmek.
  79. (en) To cost.
  80. (en) To do with.
  81. (en) To have.
  82. (en) To possess.
  83. (en) To cook.
  84. (en) To draw.
  85. (en) To deliver.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009