Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > genleşme deposu nedir, genleşme deposu ne demek (genleşme deposu nnd)

genleşme deposu nedir, genleşme deposu ne demek?

genleşme deposu

  1. Sıcak sulu döşemde ısınarak genleşen suyun biriktiği depo.

genleşme (nedir ne demek)

  1. Genleşmek işi.
  2. Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen, kayaçların oylum değiştirmeleriyle ilgili fiziksel olay. bkz. büzülme, mekanik parçalanma.
  3. Değişmez kütleli bir cismin ısı ve basınç gibi etkilerle oylumunun artması.
  4. Fiziksel ya da kimyasal etkiler sonucu özdeğin boyutlarında oluşan büyüme.
  5. (en) Dilatation.
  6. (en) Dilation.
  7. (en) Expansion.
  8. (al) Ausdehnung
  9. (fr) Dilatation
  10. (fr) Expansion

depo (nedir ne demek)

  1. Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye.
  2. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer
    Örnek: Ben depoya güzel bir portatif eczane ısmarlayacağım. M. Yesarî
  3. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer.
  4. Ticari malların stoklanması ve korunması amacıyla kullanılan yer.
  5. Bk. donatım korunağı
  6. Bk. korunak
  7. Bk. yardımcı bellek
  8. (en) Warehouse, storehouse, stockroom.
  9. (en) Depot.
  10. (en) Store.
  11. (en) Warehouse.
  12. (en) Storage.
  13. (en) Storeroom.
  14. (en) Stock room.
  15. (en) Entrepot.
  16. (en) Goods yard.
  17. (en) Packing house.
  18. (en) Repository.
  19. (en) Repertory.
  20. (en) Receptacle.
  21. (en) Reservoir.
  22. (en) Tank.
  23. (en) Depository.
  24. (en) Magazine.
  25. (en) Storehouse.
  26. (en) Spike.
  27. (en) Canister.
  28. (en) Jerrycan.
  29. (en) Storage tank.
  30. (en) Storage room.
  31. (en) Yard.
  32. (en) Garner.
  33. (en) Pack house.
  34. (en) Chamber.
  35. (en) Hopper.
  36. (en) Silo.
  37. (en) Security.
  38. (en) Deposit.
  39. (en) Garage.
  40. (en) Standpipe.
  41. (en) Chan.

donatım korunağı (nedir ne demek)

  1. 5. Görünçlük donatımının saklandığı ve korunduğu yer.
  2. (en) Property-Room, property store, prop room.
  3. (al) Requisitenmagazin, Requisitenfundus, Requsitenraum, Requisitenkammer, Requisite
  4. (fr) Magasin deş accessoires

sıcak (nedir ne demek)

  1. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
    Örnek: Yorganın altında sıcak göz yaşları dökerek gecelerce beklemişti. O. Kemal
  2. Isısı yüksek olan, çok ısınmış
    Örnek: Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi. A. Gündüz
  3. Havadaki yüksek ısı
    Örnek: Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor. N. Cumalı
  4. Yer
    Örnek: Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Hamam.
  6. Dostça olan, sevgi dolu.
  7. Sıcak yer
  8. Yüksek düzeyli radyoaktiflik.
  9. (en) Cordial.
  10. (en) Jeated.
  11. (en) Sultry Turkish bath.
  12. (en) Hot.
  13. (en) Quick.
  14. (en) Warm.
  15. (en) Thermal.
  16. (en) Fervent.
  17. (en) Friendly.
  18. (en) Heat.
  19. (en) Pleasant.
  20. (en) Sultry.
  21. (en) Affectinate.
  22. (en) Cozy.
  23. (fr) Chaud

sulu (nedir ne demek)

  1. Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı
    Örnek: Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır? R. N. Güntekin
  2. Suyu çok olan
    Örnek: Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu. Ö. Seyfettin
  3. İçine su katılmış, sulandırılmış olan.
  4. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse)
    Örnek: Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur. M. Ş. Esendal
  5. Su molekülleri ile kuşatılmış, hidratlanmış.
  6. (en) Watery.
  7. (en) Juicy.
  8. (en) Moist.
  9. (en) Hydrated.
  10. (en) Dilute.
  11. (en) Facetious.
  12. (en) Familiar.
  13. (en) Fresh.
  14. (en) Watered down.
  15. (en) Sb who makes stale.
  16. (en) Annoying jokes.
  17. (en) Overly familiar.
  18. (en) Member of the most prominent tribe of the Moro tribes, occupying the Sulu Archipelago; also, their language.
  19. (en) Enhydrous.
  20. (en) Hydrous.
  21. (en) Aqueous.
  22. (en) Sassy.
  23. (en) Saucy.
  24. (en) Sloppy.
  25. (en) Weak.
  26. (en) Lush.
  27. (en) Pappy.
  28. (en) Ripe.
  29. (en) Runny.
  30. (en) Slushy.
  31. (en) Smarmy.
  32. (en) Soft.
  33. (en) Soupy.
  34. (en) Succulent.
  35. (en) Washy.
  36. (en) Saucily.
  37. (en) Frivolous.
  38. (en) Gross.
  39. (en) Mellow.
  40. (en) Perky.
  41. (en) Pert.
  42. (en) Soggy.
  43. (en) Thin.
  44. (en) Silly.
  45. (en) Sappy.
  46. (en) Fluid.
  47. (en) İmportunate.
  48. (en) Too familiar.
  49. (en) Aqueus.
  50. (en) Wishy washy.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021