Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > geniş aile nedir, geniş aile ne demek (geniş aile nnd)

geniş aile nedir, geniş aile ne demek?

geniş aile

  1. Bk. büyük aile.

büyük aile (nedir ne demek)

  1. Büyük baba, büyük anne ile bunların evli oğullarından, gelinlerinden ve çocuklarından oluşan aile.
  2. Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik.
  3. (en) Extended family.
  4. (fr) Famille large

geniş (nedir ne demek)

  1. Eni çok olan, enli, vâsi
    Örnek: Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. P. Safa
  2. Alanı büyük olan, dar karşıtı
    Örnek: Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. O. C. Kaygılı
  3. Bol (elbise).
  4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın.
  5. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat
    Örnek: Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. A. İlhan
  6. Çok.
  7. (en) Wide.
  8. (en) Broad.
  9. (en) Capacious.
  10. (en) Vast.
  11. (en) Extensive.
  12. (en) Comprehensive.
  13. (en) Obtuse.
  14. (en) Extended.
  15. (en) Large.
  16. (en) Open.
  17. (en) Roomy.
  18. (en) Spacious.
  19. (en) Walk-In.
  20. (en) Ample.
  21. (en) Commodious.
  22. (en) Cosmic.
  23. (en) Cosmical.
  24. (en) Expansive.
  25. (en) Full.
  26. (en) Splay.
  27. (en) Broadly.
  28. (en) Catholic.
  29. (en) Sizable.
  30. (en) Voluminous.
  31. (en) Carefree.
  32. (en) İmmense.
  33. (en) Volumed.

aile (nedir ne demek)

  1. Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
  2. Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk
    Örnek: En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı. O. C. Kaygılı
  3. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
  4. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
  5. Eş, karı.
  6. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
  7. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu.
  8. Ortak özellikleri olan matematiksel nesneler kümesi. (Örneğin yüzeylerailesi, operatörlerailesi gibi.)
  9. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim.
  10. Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında benzer cinslerin bir araya gelmesiyle oluşan kategori, familya.
  11. (en) Family.
  12. (en) Domestic.
  13. (en) Stirpes.
  14. (en) Relations.
  15. (en) Stirps.
  16. (en) Brood.
  17. (en) Next of kin.
  18. (en) Menage.
  19. (en) House.
  20. (en) Kindred.
  21. (en) Wife.
  22. (en) Household.
  23. (en) People.
  24. (fr) Famille

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Colossal.
  9. (en) Considerable.
  10. (en) Crying.
  11. (en) Dire.
  12. (en) Edifice.
  13. (en) Expansive.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Giant.
  16. (en) Full grown.
  17. (en) Macro.
  18. (en) Mega.
  19. (en) Large.
  20. (en) Wide.
  21. (en) Grand.
  22. (en) Enormous.
  23. (en) Great.
  24. (en) Almighty.
  25. (en) Long.
  26. (en) High.
  27. (en) Major.
  28. (en) Maxi.
  29. (en) Elder.
  30. (en) Older.
  31. (en) Ample.
  32. (en) Bulky.
  33. (en) Capacious.
  34. (en) Capital.
  35. (en) Cyclopean.
  36. (en) No end.
  37. (en) No end of.
  38. (en) Exalted.
  39. (en) Extended.
  40. (en) Handsome.
  41. (en) Healthy.
  42. (en) Keen.
  43. (en) Large-Scale.
  44. (en) Magniloquent.
  45. (en) Mighty.
  46. (en) Precious.
  47. (en) Rousin.
  48. (en) Extensive.
  49. (en) Huge.
  50. (en) Legend.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Prize.
  53. (en) Redoubtable.
  54. (en) Stupendous.
  55. (en) Substantial.
  56. (en) Sumptuous.
  57. (en) Tremendous.
  58. (en) Untold.
  59. (en) Voluminous.
  60. (en) Walloping.
  61. (en) Widely.
  62. (en) Coarse.
  63. (en) Outsized.
  64. (en) Adult.
  65. (en) Jumbo.
  66. (en) Monumental.
  67. (en) Mammoth.
  68. (en) Main.
  69. (en) Large-Size.
  70. (en) Heavy.
  71. (en) Vast.
  72. (en) Acute.
  73. (en) Blockbuster.

en   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı.
  2. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.
  3. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime
    Örnek: Avucumu yumduğum zaman ailemin en kuvvetli erkekleri bile parmaklarımı açamazlardı. R. N. Güntekin
  4. Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu.
  5. Erime noktasının kısaltılmış şekli.
  6. Hlk. Hayvanların kulaklarına vurulan damga.
  7. Bk. genişlik
  8. (en) Best.
  9. (en) Very.
  10. (en) Width.
  11. (en) An, formerly used to form the plural of many nouns, as in ashen, eyen, oxen, all except oxen.
  12. (en) Suffix from AS.
  13. (en) Prefix signifying in or into, used in many English words, chiefly those borrowed from the French.
  14. (en) Some English words are written indifferently with en-or in-.
  15. (en) For ease of pronunciation it is commonly changed to em-before p, b, and m, as in employ, embody, emmew.
  16. (en) It is sometimes used to give a causal force, as in enable, enfeeble, to cause to be, or to make, able, or feeble; and sometimes merely gives an intensive force, as in enchasten.
  17. (en) See In-.
  18. (en) Suffix corresponding to AS.
  19. (en) -en and -on, formerly used to form the plural of verbs, as in housen, escapen.
  20. (en) In some cases, such as children and brethren, it has been added to older plural forms.
  21. (en) This must not be confused with -en corresponding in Old English to the AS.
  22. (en) Suffix signifying to make, to cause, used to form verbs from nouns and adjectives; as in strengthen, quicken, frighten.
  23. (en) See Em.
  24. (en) An adjectival suffix, meaning made of; as in golden, leaden, wooden.
  25. (en) The termination of the past participle of many strong verbs; as, in broken, gotten, trodden.
  26. (en) Half an em, that is, half of the unit of space in measuring printed matter.
  27. (en) An en is a typographers unit of measurement that is proportioned to the width of a capital letter 'N ' It will vary from font to font and will also vary with the point size of the font.
  28. (en) Half the width of an em.
  29. (en) Short form for en-quad, half the width of an em.
  30. (en) Measurement of linear space used by typographers; half the width of an em.
  31. (en) Fixed space equal to one-half the width of an em.
  32. (en) Unit of measurement equal to half of one em Also: en space, en quad, en rule, en leader.
  33. (en) Half an em.
  34. (en) European Norm.
  35. (en) The letter 'N' NU - a Greek letter XU - monetary unit of Vietnam.
  36. (en) Traversal after arrival, no traversal after traversal from an anchor of the same link.
  37. (en) One-Half the width of an em.
  38. (en) End Node APPN end system that implements the PU 2 1, provides end-user services, and supports sessions between local and remote CPs ENs are not capable of routing traffic and rely on an adjacent NN for APPN services Compare with NN See also CP.
  39. (en) Unit of measurement equal to half of one em.
  40. (en) European Norms.
  41. (en) Measure of space equal to one-half of an em space in the same point size and typeface.
  42. (en) European Normes or standards, which are gradually harmonising with and superseding British Standards.
  43. (en) English Nature.
  44. (en) One-Half of an em.
  45. (en) The very.
  46. (en) All-Time.
  47. (en) Most.
  48. (en) Melting point.
  49. (en) Breadth.
  50. (en) Diameter.
  51. (en) İnfinitive ending -an.
  52. (en) [in composition] one half of the width of an em.
  53. (al) Breite, Filmbreite
  54. (fr) Largeur
  55. (fr) P.F.
  56. Kelimeleri sıfat, fiil, isim yapan ek.
  57. E, içine (çok defa şiddet ifade eder).
  58. Harfi
  59. Matb
  60. Yarım kadrat (yazı)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015