Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > genç irisi nedir, genç irisi ne demek, genç irisiin anlamı (genç irisi nnd)

genç irisi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






genç irisi

  1. Yaşına göre çok serpilip büyümüş
    Örnek: Kırmızı saçlı, genç irisi kadın, pencereden sarkmış seyrediyordu. M. N. Sepetçioğlu

genç (nedir ne demek)

  1. Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
    Örnek: Genç kızı bir gece pencerede görmüştü. H. Taner
  2. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan).
  3. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
  4. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan
  5. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
  6. Genç oyuncu.
  7. Genç rolüne çıkan oyuncu.
  8. Yaşı ilerlemiş olan.
  9. Dinç, sağlıklı.
  10. (en) Leading young actor (actress), juvenile lead
  11. (en) Young. youthful. juvenile. adolescent. junior. green. teen. youngish. youth. young man. juvenile. adolescent. junior. teen. teenager. teeny. sapling. whelp.
  12. (en) Fresh. junior. juvenile. kid. lad. little. tender. young. youth. youthful.
  13. (en) Young. in the prime of youth. adolescent. maiden soil. rent boy. wet behind the ears. youngster. youthful.
  14. (al) "Jeune Premier"
  15. (fr) Jeune premier (-ère)

iri (nedir ne demek)

  1. Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı
    Örnek: Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu. Ö. Seyfettin
  2. (en) Big. large. bulky. massive. ample. chopping. corpulent. portly.
  3. (en) Big. bulky. hefty. huge. hulking. large. massive. coarse.
  4. (en) Big. large. huge. coarse. coarse-grained. full. goodly. great. hulking. piebald.
  5. (en) Institute on Rehabilitation Issues. Instrument used by teachers to determine an accurate reading level such as: Sucher-Allred Jerry Johns Basic Reading Inventory S T A R Reading Program Teacher made. from hairu, to enter.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

yaş(nedir ne demek)

  1. Doğuştan veya kuruluştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II)
    Örnek: Yaş otuz beş, yolun yarısı eder. C. S. Tarancı
  2. Hayatın çeşitli evrelerinden her biri, çağ
  3. Bir kurum, bir kuruluş, düzen vb.nin kurulduğundan bu yana geçen zaman.
  4. Bir gök cisminin oluşmaya başladığı günden bugüne kadar geçirdiği zaman süresi.
  5. Nemli, ıslak, kuru karşıtı.
  6. Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze
  7. Gözyaşı.
  8. Kötü, korkulu, zor.
  9. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı.
  10. (en) Dank. humid. wet. age. year.
  11. (en) Age. dank. humid. wet.
  12. (en) Age. moist. tears. damp. demographics. time of life. wet.
  13. (en) age
  14. (fr) âge

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük