Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gecikme nedir, gecikme ne demek, gecikmein anlamı, ingilizcesi (gecikme nnd)

gecikme nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






gecikme

  1. Gecikmek işi, teehhür, rötar
  2. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. verigecikmesi, algılamagecikmesi, yasamagecikmesi, yürütmegecikmesi
  3. Eksi ivme kazanma; hızın düşüş hızı.
  4. Otomatik denetim yönteminde duyarlılık ile uygulama arasında geçen süre.
  5. (en) Delay. lag. lateness. detention. hold-up. hysteresis. leeway. retardation. tardiness.
  6. (en) Delay. time lag. lateness.
  7. (en) Lag. delay. being behind schedule. detention. holdup. late arrival. tardiness. wait.
  8. (en) Lag, time lag
  9. (en) retardation
  10. (al) Verzögerung
  11. (fr) retardation

gecikmek (nedir ne demek)

  1. Geç kalmak, herhangi bir işi kararlaştırılan zamandan sonra yapmak.
  2. Bir taşıt zamanında kalkamamak veya zamanında varamamak.
  3. (en) Be late. delay. lag. be tardy. fall behind with. hold off. be hung up. lag behind.
  4. (en) Delay. to be late. be delayed. to delay.
  5. (en) To be late. to retard. to be delayed.

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
  15. (en) Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
  16. (en) Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
  17. (en) profession.
  18. (en) job
  19. (en) work.
  20. (en) Business, activity.
  21. (en) work
  22. (al) Arbeit
  23. (fr) travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük