Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > geçici plaka nedir, geçici plaka ne demek, geçici plakaın anlamı (geçici plaka nnd)

geçici plaka nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






geçici plaka

  1. Motorlu taşıtlara trafiğe çıkabilmeleri için esas plaka alınıncaya kadar verilen plaka.

geçici (nedir ne demek)

  1. Çok sürmeyen
    Örnek: Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim. P. Safa
  2. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı
    Örnek: Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım? H. E. Adıvar
  3. Bulaşan, bulaşıcı.
  4. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu
    Örnek: Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor. C. Şehabettin
  5. Muvakkat. ~ yazım:muvakkat tescîl.
  6. (en) İnterlocutory. temporary. transient. provisional. pro forma. ad interim. band-aid. casual. curable. deciduous. ephemeral. extrinsic. fading. flying. fortuitous. fugacious. fugitive. impermanent. interim. jury. makeshift. momentary. palliative. passin.
  7. (en) Ephemeral. fugitive. interim. makeshift. momentary. passing. provisional. temporal. temporary. transient. transitory. short-lived. contagious. infectious.
  8. (en) Provisional. temporary. interim. tentative. ad hoc. momentary. transient. migrant. migratory. passing. infectious. fugacious. instant. occasional. ephemeral. fleeting. fortuitous. fugitive. impermanent. interlocutory. picknicky. provisory. temporal. trans.

plaka (nedir ne demek)

  1. Kamyon, otomobil vb. kara taşıtlarına takılan numara levhası.
  2. Metal yaprak.
  3. Plak.
  4. Bk. yaprak
  5. Bk. belirtke
  6. (en) Plate. licence plate. number plate. tablet. slab. plaque.
  7. (en) Numberplate. plate. license plate. plaque. tablet. license plates.
  8. (en) Number plate. license plate. disc. disk. license plate. license tag. plaque. tablet. name-plate. slip. numbering. sheeting. ticket. stab. name plate.

yaprak (nedir ne demek)

  1. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler
    Örnek: Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar / Bülbülün konduğu dallar perişan. Karacaoğlan
  2. Sarma yapılan asma yaprağı.
  3. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.
  4. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak
    Örnek: Takvimin kapak yaprağını ve günlük yapraklarını kolayca çevirdim. R. H. Karay
  5. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat.
  6. Eni 50 cm, boyu 75 cm olan bayrak ölçüsü.
  7. Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça.
  8. 1- Bir sığacın iletken, yassı metal üşekleri. 2- Bir eksicik borusunun üst-üşeği.
  9. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (Aynıyapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir).
  10. Bitkilerde gövde ve dallar üzerinde meydana gelen, çeşitli şekil ve renklerde, genellikle yeşil renkli, içlerindeki kloroplâstlarla fotosentez ile madde sentezleyen yan uzantı.
  11. Bitkilerin solunumunu sağlayan, çoğunlukla yeşil ve türlü biçimlerdeki bölümü.
  12. (en) Batch, emulsion batch
  13. (en) Laminated. blade. folio. lamina. leaf. sheet.
  14. (en) Leaf. plate. sheet. foil. sheet of paper. flake. layer.
  15. (en) Folio. sheet. cut form. cut sheet. leaf. grape leaf. layer.
  16. (en) leaf
  17. (en) platey
  18. <(al) Charge, Emulsi-onscharge
  19. (fr) axe
  20. (fr) feuille
  21. (fr) Plaque, plateau
  22. (la) folium:yaprakçık

motorlu (nedir ne demek)

  1. Motorla çalışan
  2. (en) Motor. motorized. motor-driven.
  3. (en) Motorized. motor-driven.

esas(nedir ne demek)

  1. Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.
  2. Bir iş veya sözde doğru biçim.
  3. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi.
  4. Bk. temel
  5. Bk. temellendirim
  6. (en) Main. principal. fundamental. basic. original. master. ultimate. authentic. basal. broad. central. constitutive. elemental. guiding. intrinsic. parent. pivotal. staple. underlying. foundation. the merits. beginnings. principle. base. basis. extract.
  7. (en) Base. basic. basis. cardinal. cornerstone. essence. essential. footing. fundamental. ground. groundwork. intrinsic. kernel. mother. nucleus. principal. soul. staple. foundation. true state. principle. real.
  8. (en) Base. bottom. nucleus. source. foundation. basis. the true state of a thing. the essence. the fundamental principle. the essentials. fundament. origin. original. body. institute. ground. standard. keynote. matter. head. point. pith. staple position. top.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük