Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > geçici madde nedir, geçici madde ne demek, geçici maddein anlamı, ingilizcesi (geçici madde nnd)

geçici madde nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






geçici madde

  1. Yasa, tüzük ve yönetmeliklerde belirli bir süre için geçerli olan madde.
  2. (en) Temporary article.

geçici (nedir ne demek)

  1. Çok sürmeyen
    Örnek: Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim. P. Safa
  2. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı
    Örnek: Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım? H. E. Adıvar
  3. Bulaşan, bulaşıcı.
  4. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu
    Örnek: Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor. C. Şehabettin
  5. Muvakkat. ~ yazım:muvakkat tescîl.
  6. (en) İnterlocutory. temporary. transient. provisional. pro forma. ad interim. band-aid. casual. curable. deciduous. ephemeral. extrinsic. fading. flying. fortuitous. fugacious. fugitive. impermanent. interim. jury. makeshift. momentary. palliative. passin.
  7. (en) Ephemeral. fugitive. interim. makeshift. momentary. passing. provisional. temporal. temporary. transient. transitory. short-lived. contagious. infectious.
  8. (en) Provisional. temporary. interim. tentative. ad hoc. momentary. transient. migrant. migratory. passing. infectious. fugacious. instant. occasional. ephemeral. fleeting. fortuitous. fugitive. impermanent. interlocutory. picknicky. provisory. temporal. trans.

madde (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek
    Örnek: Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır. N. Cumalı
  2. Bir şeyi oluşturan öge.
  3. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
    Örnek: Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar. H. R. Gürpınar
  4. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
    Örnek: Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur. S. Birsel
  5. İleri sürülen sorun.
  6. Para, mal vb. ile ilgili şey.
  7. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
  8. Bk. özdek
  9. Bk. sınar
  10. Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad.
  11. (en) Material. matter. stuff. item. substance. article. clause. entry.
  12. (en) Article. body. clause. lubricant. material. matter. object. provision. stuff. substance. entry. paragraph. subject.
  13. (en) Article. clause. item. matter. question. substance. theme. material. component. ingredient. entry. section. topic. provision. stipulation. commodities. element. head. stuff. thing. timber.
  14. (en) item
  15. (en) proviso

özdek (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde.
  2. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat.
  3. İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat.
  4. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.
  5. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık.
  6. (Yalın anlamiyle) İnsanın çalışmasıyle bir erek uğruna biçim verdiği ya da yararlandığı doğal cisimler, nesneler. (Felsefede) 1- Temel özelliği yer kaplama olan varlık (Descartes). 2-(Tin, ruh ve düşünün karşıtı olarak) Duyularla algılanan cisimleri kuran töz; cisimsel olanın parçalanmaz bozulmaz tözü. 3- (Aristoteles felsefesinin özel kavramı olarak) Ancak bilim yoluyle gerçeklik kazanacak olan, henüz belirsiz olanak durumundaki şey: a. İlközdek (hyle proteprima materia) saltözdek, bütün şeylerin temelde bulunanı (hypokeimenon-substratum), kendiliğinden var olmayan, ancak biçimle etkinleşen gerçeklik, b. Sonözdek (hyle eskhate) ya da ikinciözdek (materia secunda): Biçim almışözdek.
  7. (en) matter
  8. <(al) Staff
  9. (fr) matière
  10. (la) Materia, materies

mad  US UK (nedir ne demek)

  1. (der, dest) deli, divane
  2. Çılgın, çıldırmış
  3. B.D.,K.Dili çok kızmış, kudurmuş
  4. kuduz
  5. delice
  6. Dengesini kaybetmiş, kendinden geçmiş
  7. Azgın, deli, çılgın, kudurmuş, kızgın, sinirli, kuduz

yasa (nedir ne demek)

  1. Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
  2. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun.
  3. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
  4. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü.
  5. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel.
  6. 1- Olaylar arasında düzenli bir bağıntıyı saptayan ve bir şeyin zorunlu olduğunu dile getiren genel önerme. Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve zorunluluk gösteren kural (doğayasası). 2- Değişmezlik ve zorunluluk niteliği taşımayan, ancak bir yükümlülüğü içeren, özgür bir istence dayalı kural (gereklilikyasası). .// Bu türyasa: a- Hukukta: Toplumda bireyler arası ilişkileri düzenlemek amacıyle devletçe konmuş yönerge ve kurallar, b- Ahlâkta: Törelerle ilgili davranışları düzenleyici buyruklar ve yönergeler; bir davranışın nasıl olması gerektiğini, ne yapmak gerektiğini gösteren kurallar. 3-Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması zorunlu olan temel -> belitler; mantık kuralları (düşünmeyasaları).
  7. Kanun; düzen; töre.
  8. (en) Act. act of congress. code. enaction. law. regulation. statute.
  9. (en) Act. law. ordinance. statute. act kanun. code of laws.
  10. (en) Act of parliament. law. code of laws. law code. act. statute.
  11. (en) law
  12. (fr) loi
  13. (la) lex

tüzük(nedir ne demek)

  1. Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü.
  2. nizâmnâme.
  3. (en) Rules. regulations. charter. code. constitution. covenant. rule. standing rule. statute.
  4. (en) Bylaw. regulation. rule. statute. regulations. rules and regulations. charter.
  5. (en) Statute. regulations. rules. status. by laws. public act. constitution. corporate records. guideline. policy guidelines. rule. regulatory statute. regulation.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük