|
geçici akım
-
Bir gerilim atımı ile oluşan anlık akım.
-
Bir gerilim atımı ile oluşan anlık akım.
-
Transient current
-
Einschwingen
-
Courant transitoire
-
Çok sürmeyen
Örnek:
Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim. P. Safa
-
Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı
Örnek:
Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım? H. E. Adıvar
-
Bulaşan, bulaşıcı.
-
Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu
Örnek:
Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor. C. Şehabettin
-
Muvakkat. ~ yazım:muvakkat tescîl.
-
İnterlocutory. temporary. transient. provisional. pro forma. ad interim. band-aid. casual. curable. deciduous. ephemeral. extrinsic. fading. flying. fortuitous. fugacious. fugitive. impermanent. interim. jury. makeshift. momentary. palliative. passin.
-
Ephemeral. fugitive. interim. makeshift. momentary. passing. provisional. temporal. temporary. transient. transitory. short-lived. contagious. infectious.
-
Provisional. temporary. interim. tentative. ad hoc. momentary. transient. migrant. migratory. passing. infectious. fugacious. instant. occasional. ephemeral. fleeting. fortuitous. fugitive. impermanent. interlocutory. picknicky. provisory. temporal. trans.
-
Akma işi.
-
Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan
Örnek:
Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu. A. İlhan
-
Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan tarz.
-
Debi.
-
Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu : m3/sn.
-
Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları.
-
Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum.
-
Electric current
-
Current. trend. flow. stream. movement. rheo-.
-
Stream. trend. current cereyan. movement cereyan. tarz.
-
Current. stream. trend. movement. flow. idea that is gaining ground.
-
flowvolume
-
current
-
Elektrischer Strom, Strom
-
Strom
-
Courant électrique
-
débit
-
courant
-
Gerginlik, tansiyon
Örnek:
Çayların dağılışı, gerilime bir çeşit ara verir gibi oldu. H. Taner
-
Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi, tansiyon.
-
İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
-
Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj.
-
İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum.
-
Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon.
-
(Derleme.. gerilme) Konuşmada bir sesin meydana gelmesi için ses kirişlerinin gerginleşmesi (1. evregerilim, 2. evre oluşum, 3. evre çözülüm) .
-
Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. Bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür.
-
Çeşitli yollara başvurularak, konunun anlatımında yaratılan sıkıntılı, gergin hava.
-
Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizil güç eşitsizliği.
-
tension
-
Tension. intensity. voltage. potential.
-
Potential. stress. tension. voltage. frustration.
-
Tension. voltage. blood pressure. pull.
-
Potential difference, tension
-
Spannung
-
tension
-
Différence de potentiel, tension électrique
atım(nedir ne demek)
-
Atma işi
Örnek:
Kimi yayı öptü, kimi fırlattı / En er kemankeşe yetti üç atım. Y. K. Beyatlı
-
Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık.
-
Throw carded. throwing. casting (off. pitch. throw.
-
pulse
-
Impuls
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|