Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gark etmek nedir, gark etmek ne demek (gark etmek nnd)

gark etmek nedir, gark etmek ne demek?

gark etmek

  1. 1) batırmak, boğmak; 2) mec. birine bir şeyi bol bol vermek: “Bu hayrı ile milletimizi nura gark edeceğine herkes kani idi.” -Y. K. Beyatlı.
  2. (en) İnundate.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gark, gark olmak, garka, garkab, garkad, gark, gark olmak, rüzgarkıran, garketmek, garka

gark (nedir ne demek)

  1. Suya batma, boğulma.
  2. Suya batırma.
  3. (en) Drowning, immersing, submerging in a liquid; overflowing.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

batırmak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
    Örnek: Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı. C. Uçuk
  2. Bir işte sermayeyi yitirmek.
  3. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
    Örnek: Böyle tükürük saçtığına bakılırsa ya politikadan konuşuyor ya birini batırıyordu. H. Taner
  4. Kirletmek.
  5. Mahvetmek
    Örnek: Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi. C. S. Tarancı
  6. (en) Sink.
  7. (en) Submerge.
  8. (en) To plunge.
  9. (en) To soil.
  10. (en) To prick.
  11. (en) To stick into.
  12. (en) To lose.
  13. (en) To run down.
  14. (en) To sink.
  15. (en) To founder.
  16. (en) To submerge.
  17. (en) To dip.
  18. (en) To dunk.
  19. (en) To immerse.
  20. (en) To stick.
  21. (en) To thrust.
  22. (en) To dig sth into.
  23. (en) To plung into.
  24. (en) To scupper.
  25. (en) To scuttle.
  26. (en) To disparage.
  27. (en) To dirty.
  28. (en) To ruin.
  29. (en) To spoil.
  30. (en) To bankrupt iflas ettirmek.
  31. (en) To defame.
  32. (en) To cause the ruin of.
  33. (en) Decry.
  34. (en) Founder.
  35. (en) Ruin.
  36. (en) Steep.

boğmak (nedir ne demek)

  1. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek
    Örnek: Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak.
  3. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek.
  4. Renkler uygun düşmemek.
  5. Silik bir duruma getirmek, bastırmak
    Örnek: Galiba bunları dinlememek, duymamak için konuşuyorum; seslerini boğmak, bastırmak için durmamacasına gevezelik ediyorum. R. H. Karay
  6. Tamamıyla kaplamak, sarmak
    Örnek: Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu. M. Yesarî
  7. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak
  8. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak
  9. Boğum yeri.
  10. (en) Choke.
  11. (en) Damp.
  12. (en) To suffocate.
  13. (en) To drown in.
  14. (en) To constrict by binding.
  15. (en) To strangle.
  16. (en) To choke.
  17. (en) Strangle.
  18. (en) Drown.
  19. (en) Overwhelm.
  20. (en) Asphyxiate.
  21. (en) Burke.
  22. (en) Glut.
  23. (en) İnundate.
  24. (en) Jugulate.
  25. (en) Smother.
  26. (en) Smother with.
  27. (en) Stifle.
  28. (en) Strangulate.
  29. (en) Suffocate.
  30. (en) Throttle.
  31. (en) Whelm.
  32. (en) To overwhelm with.
  33. (en) To conceal under a flood of words.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008