|
garantili tahviller
-
Piyasada yeterince tanınmamış şirketlerce çıkarılan ve satışları artırmak için büyük bir banka veya şirketin bağlı olduğu holding tarafından anapara, faiz ya da her ikisinin de geri ödeneceğine güvence verilen tahvil.
-
Genellikle hayat sigortası şirketlerince çıkarılan ve satın alınan, belli bir dönem için kesin bir getiriyi ve vade sonunda anaparayı veya vadesinden önce ölüm durumunda yalnızca anaparayı ödemeyi güvence altına alan tahvil.
-
Guaranteed bond, guaranteed income bond, default free bond, assured bond, secured bond
-
Garantisi olan, güvenceli.
-
made.
-
Secure. guaranteed. sure. certain. assured.
-
Guaranteed. assigned account. to be in the bag.
-
Güvence, inanca, teminat
-
Kesinlikle, kesin olarak, ne olursa olsun.
-
Bk. üçüncül inanca
-
İn the bag. warranty. warrant. guarantee. guaranty. surety.
-
Assurance. cinch. guarantee. guaranty. surety. undertaking. warrant. warranty.
-
Guarantee. quaranty. warranty. cert. cinch. delcredere. guaranty. indemnity. safeguard.
-
Devletin veya özel bir kuruluşun ödünç para almak için çıkardığı, yıllık faiz getiren yazılı senet.
-
Değiştirme, çevirme, döndürme, dönüştürme.
-
Bk. yerdeğişimi
-
Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono
-
Bill. bond. bill of exchange. stock.
-
Bill. holding. transformation. conversion. bond. debenture. faiz getirmeyen tahvil. passive bond. faizli. active bond. hisse senedi ile değiştirilebilen. convertible bond. ihbarlı. callable bond. ikramiyeli. prize bond. kara iştirakli. participating bond. primli. premium bond. teminatlı. collateral trust bond. teminatsız. debenture bond.
-
Debenture. obligation. bond. equity security. transforming. tranformation. conversion. transfer. equity. equity securities. reinvestment.
-
Bond, long term bond
-
Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili.
-
guaranteed.
-
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti.
-
Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
-
Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat.
-
Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi.
-
Bk. kefalet
-
Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
-
Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
-
Reassurance. guarantee. guaranty. assurance. security. indemnification. indemnity. surety.
-
Assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. to have confidence.
-
Assurance. guarantee.
-
fuse
-
Guarantee, assurance, cover
-
Sicherung, Stromsicherung
-
Coupe -circuit
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|