|
garantili fiyat
-
Devletin üreticileri korumak amacıyla malın piyasa fiyatı, hangi düzeyde oluşursa oluşsun, üreticinin eline geçmesini güvence altına aldığı fiyat.
-
Aracı dağıtım kuruluşlarının ellerinde mal stoku varken toptan satış fiyatının düşmesi durumunda üreticinin aradaki farkı karşılayacak biçimde verdiği fiyat.
-
Guaranteed price
-
Garantisi olan, güvenceli.
-
made.
-
Secure. guaranteed. sure. certain. assured.
-
Guaranteed. assigned account. to be in the bag.
-
Güvence, inanca, teminat
-
Kesinlikle, kesin olarak, ne olursa olsun.
-
Bk. üçüncül inanca
-
İn the bag. warranty. warrant. guarantee. guaranty. surety.
-
Assurance. cinch. guarantee. guaranty. surety. undertaking. warrant. warranty.
-
Guarantee. quaranty. warranty. cert. cinch. delcredere. guaranty. indemnity. safeguard.
-
Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha
Örnek:
Birkaç ev döşettiğim için mobilya fiyatlarından pek iyi anlarım. Ö. Seyfettin
-
Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı.
-
Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki
Örnek:
Fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdam geliştirici tedbirler öngörülür... Anayasa
-
Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı.
-
Price. cost. figure. terms.
-
Cost. price. rate. valuation.
-
Price. charge. cost. demand function. expense. figure. rate. rate regulation.
-
price
-
Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili.
-
guaranteed.
-
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti.
-
Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
-
Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat.
-
Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi.
-
Bk. kefalet
-
Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
-
Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
-
Reassurance. guarantee. guaranty. assurance. security. indemnification. indemnity. surety.
-
Assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. to have confidence.
-
Assurance. guarantee.
-
fuse
-
Guarantee, assurance, cover
-
Sicherung, Stromsicherung
-
Coupe -circuit
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|