|
gama fonksiyonu için fonksiyonel denklem
-
Functional equation for the gamma function
-
Équation fonctionelle de la fonction gamma
-
Yunan alfabesinin üçüncü harfi (g).
-
gamma.
-
İşlev
Örnek:
Bunun aynı zamanda mimari bir fonksiyonu da var. H. Taner
-
Görev.
-
Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.
-
Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı.
-
Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi.
-
Bk. işlev
-
Bk. görev
-
Bir organın normal olarak yaptığı görev.
-
Function. function işlev.
-
function.
-
function
-
Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon
Örnek:
Muammer, işlevini yerine getirdi, haklı olarak birçok seyirci kazandı. H. Taner
-
Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon.
-
Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev.
-
Bir kümedeki değişimin başka bir kümede yol açtığı değişimi belirleyen bağıntı.
-
Bir kümedeki değişimin başka bir kümede yol açtığı değişimi belirleyen bağıntı.
-
Function. function fonksiyon.
-
Function. role.
-
function
-
Funktion
-
fonction
-
Amacıyla, maksadıyla
Örnek:
Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı. S. F. Abasıyanık
-
Sebep ve sonuç belirten bir söz
Örnek:
Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi. R. N. Güntekin
-
-dan / -den dolayı, ... -dan / -den ötürü
Örnek:
Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Özgü, ayrılmış.
-
Düşüncesince, kendince, göre
Örnek:
Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat. B. Felek
-
Hakkında
Örnek:
Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var. B. R. Eyuboğlu
-
Oranla, göz önünde tutulursa.
-
Karşılığında, karşılık olarak.
-
İn the cause of. pro. so. so as to. that. for. pro. seeing. in order to. on account of.
-
For. on.
-
Because. to. for. in order to. in order that. so that. about. concerning. ad. pro. so as to.
-
Fonksiyonla ilgili.
-
İşlevsel.
-
Bir kimyasal fonksiyon ile ilgili.
-
Değerleri sayılar kümesinde olan operatör.
-
Functional. all-duty.
-
Functional. functional işlevsel.
-
functional.
-
functional
-
fonctionnel
-
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
Örnek:
Bir denklemde küçük bir eksi artı yanlışı altüst eder eşitliği. N. Cumalı
-
Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri, öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik.
-
Bir kimyasal tepkinmeye giren, çıkan ve ara basamaklarda yer alan özdeklerin değişimlerini nicel olarak gösteren anlatım türü.
-
equation.
-
Equation. equation muadele.
-
Görevsel, vazifeye ait, kuvvete ait; pratik, ameli; vücut organ larının görev ve hareketlerine ait; biyol mutat vazifesini gören functional disorder tlb vucutta bir organın görevine tesir eden düzensizlik functionalism i görevselcilik, bir şeyin yapısının yapacağı göreve gore olması gerektiini ileri süren öğreti func tionally z görevsel bir şekilde, gorev ba kımından
-
Fonksiyonel, işlevsel, kullanışlı
equation
(nedir ne demek)
-
Denklem, muadele,eşitleme
-
Eşitlik, denklem, denge
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|