Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > galebe çalmak nedir, galebe çalmak ne demek (galebe çalmak nnd)

galebe çalmak nedir, galebe çalmak ne demek?

galebe çalmak

  1. Galib olmak, üstün gelmek.

galebe (nedir ne demek)

  1. Yengi
    Örnek: Böyle giderse tamamıyla galebe ümit ettiğini haber veriyordu. P. Safa
  2. Üstünlük, çokluk
  3. Üstün gelmek. Yenmek. Bozmak. Çokluk.
  4. (en) Victory.
  5. (en) Sieg.
  6. (en) Überlegenheit.

çalmak (nedir ne demek)

  1. Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak
    Örnek: İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı. F. R. Atay
  2. Vurarak veya sürterek ses çıkartmak
    Örnek: Bir yandan mızıka istiklal havasını çalıyordu. R. E. Ünaydın
  3. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak
    Örnek: Fevkalade zekidir; iyi dans eder, piyano çalar, tenis oynar, ata biner, avcıdır, kayakçıdır. R. H. Karay
  4. Ses çıkarmak, ses vermek
    Örnek: Hafif hafif ıslıklar çalan sesi eski keskinliğini kaybetmiştir. R. N. Güntekin
  5. Atmak, çarpmak, vurmak.
  6. Yoğurt yapmak için sütü mayalamak, katıp karıştırmak
    Örnek: Ana, inek sağar; yoğurt çalar, yayık vurur. T. Buğra
  7. Üzerine sürmek.
  8. Bozmak, zarar vermek
    Örnek: Acı patlıcanı kırağı çalmaz. Atasözü
  9. (en) Chime.
  10. (en) Peal.
  11. (en) Beat.
  12. (en) Rustle.
  13. (en) Rap.
  14. (en) Play, render, finger.
  15. (en) Verge on, verge into, verge.
  16. (en) Beat out.
  17. (en) Twang.
  18. (en) Tend.
  19. (en) Steal.
  20. (en) Blow.
  21. (en) Lift.
  22. (en) Walk away with.
  23. (en) Thieve.
  24. (en) Knock off.
  25. (en) Knock.
  26. (en) Abstract.
  27. (en) Adopt.
  28. (en) Crib.
  29. (en) Defalcate.
  30. (en) Filch.
  31. (en) Grind.
  32. (en) Grind out.
  33. (en) Heist.
  34. (en) Hijack.
  35. (en) Hoist.
  36. (en) Hook.
  37. (en) Hoot.
  38. (en) İncline.
  39. (en) Jangle.
  40. (en) Jingle.
  41. (en) Knelt.
  42. (en) Mooch.
  43. (en) Nick.
  44. (en) Nobble.
  45. (en) Make off with.
  46. (en) Pilfer.
  47. (en) Pinch.
  48. (en) Appropriate.
  49. (en) Embezzle.
  50. (en) Execute.
  51. (en) Ring.
  52. (en) Slap.
  53. (en) Strike.
  54. (en) Swipe.
  55. (en) To steal.
  56. (en) To run away with sth.
  57. (en) To rip sth off.
  58. (en) To knock sth off.
  59. (en) To strike.
  60. (en) To ring.
  61. (en) To sound.
  62. (en) To chime.
  63. (en) To peal.
  64. (en) To play.
  65. (en) To execute.
  66. (en) To knock.
  67. (en) To blow.
  68. (en) To border on.
  69. (en) To verge on.
  70. (en) To smear.
  71. (en) To spread.
  72. (en) To add.
  73. (en) To mix into.
  74. (en) To hit.
  75. (en) To mix in.
  76. (en) To make.
  77. (en) To taste of.
  78. (en) To tend to resemble.
  79. (en) Finger.
  80. (en) Nail.
  81. (en) Pick.
  82. (en) To commit plagiarism.
  83. (en) Prig.
  84. (en) Purloin.

galib (nedir ne demek)

  1. Üstün. Yenen. Mağlub eden. Ekser.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Happen.
  10. (en) Come.
  11. (en) Form.
  12. (en) Grow.
  13. (en) Reign.
  14. (en) To come into being.
  15. (en) Fall out.
  16. (en) Make.
  17. (en) Originate.
  18. (en) Prove.
  19. (en) Stand.
  20. (en) To go under the styles of.
  21. (en) To go through accounts.
  22. (en) Be situated.
  23. (en) Become.
  24. (en) Exist.
  25. (en) Occur.
  26. (en) Take place.
  27. (en) Have.
  28. (en) Mature.
  29. (en) Befall.
  30. (en) Come about.
  31. (en) Come off.
  32. (en) Come over.
  33. (en) Eventuate.
  34. (en) Fare.
  35. (en) Go on.
  36. (en) Hatch.
  37. (en) Turn.
  38. (en) Transpire.
  39. (en) To be.
  40. (en) To become.
  41. (en) To exist.
  42. (en) To happen.
  43. (en) To occur.
  44. (en) To take place.
  45. (en) To go no.
  46. (en) To come about.
  47. (en) To transpire.
  48. (en) To get.
  49. (en) To fit.
  50. (en) To be suitable for.
  51. (en) To be present.
  52. (en) To ripen.
  53. (en) To mature.
  54. (en) To catch.
  55. (en) To have.
  56. (en) To undergo.
  57. (en) To be ready/prepared/cooked.
  58. (en) To be done out of sth.
  59. (en) Catch.
  60. (en) To be completed.
  61. (en) To be cooked.
  62. (en) Turn out.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016