|
gaga ile düzeltmek
-
Preen
-
Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ
Örnek:
... ak güvercin sekinin üstündeki leğene başını sokup gagasını suya değdirir değdirmez insan suretine giriveriyor. N. Araz
-
Ağız.
-
Kuşların keratinden oluşan, şekli, büyüklüğü, rengi türlere göre değişen bir ağız uzantısı.
-
Rostrate. bill. beak. nib. rostrum. trap.
-
Beak. bill. mouth.
-
Beak. bill.
-
Mentally or physically infirm with age; 'his mother was doddering and frail'. marked by foolish or unreasoning fondness; 'she was crazy about him'; 'gaga over the rock group's new album'; 'he was infatuated with her'.
-
Crazy.
-
Beak
-
Bec
-
S, argo budala, deli go gaga over (bir şey için) deli olmak
-
S. bunak, moruk, aptal, deli
-
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
Örnek:
Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz. Ö. Seyfettin
-
Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
-
Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
-
And. with. together with. by. withal. on. cum.
-
And. by. on. plus. with. by means of.
-
With. together with. by. hereby. in. to. upon.
düzeltmek (nedir)
-
Düzgün duruma getirmek
Örnek:
Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim. R. N. Güntekin
-
Bozukluğunu gidermek, onarmak.
-
Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek
Örnek:
Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim. B. Felek
-
Spruce, spruce up
-
Correct. adjust. set aright. improve. tidy up. arrange. reorganize. straighten. straighten out. smooth. level. polish. unbend. ameliorate. amend. better. clean up. dub. emend. face-lift. fix. grade. grade up. haul up. heal. justify. level off. level.
-
Ameliorate. arrange. correct. cure. do. level. make. mend. reclaim. rectify. redress. reform. rehabilitate. remedy. restore. retrieve. smooth. square. straighten.
-
Fix. to correct. to proofread. to smooth. to straighten. to improve. to rectify.
-
F. gaga ile düzeltmek (tüy); saç düzeltmek; kendini tebrik etmek, kendi ile övünmek.
-
F. gaga ile düzeltmek, tüylerini düzeltmek, kendine çeki düzen vermek
genellikle (nedir)
-
Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
-
Generally. usually. normally. in general. on the whole. largely. at large. as a general rule. as a rule. by and large. exoterically. for the most part. ordinarily.
-
Commonly. generally. ordinarily. usually. in general. mostly. as a rule. more often than not umumiyetle.
-
Usually. in general. persuasive advertising. by and large. authorized capital. generally. generally speaking. mostly. normally. ordinarily. for the most part. passenger service agent. principally. quick fix. widely.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|