|
güvence kolu
-
Toplumsal Güvenceler Kurumunun yetki ve sorumluluk sınırları içinde bulunan ve her biri ayrı bir güvence konusu olan yardımlara ilişkin işlemler.
-
Insurance branch
-
Branche d'assurance
-
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti.
-
Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
-
Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat.
-
1. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. 2. bk. kefalet
-
Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
-
Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
-
Reassurance. guarantee. guaranty. assurance. security. indemnification. indemnity. surety.
-
Assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. to have confidence.
-
Assurance. guarantee.
-
Fuse
-
Guarantee, assurance, cover
-
Sicherung, Stromsicherung
-
Coupe -circuit
-
İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm.
-
Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
-
Giysinin kolu saran bölümü
Örnek:
Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. O. C. Kaygılı
-
Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.
-
Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.
-
Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.
-
Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça.
-
Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş.
-
Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap.
-
Crank
-
Sleeve
-
Branch. arm. foreleg. sleeve. handle. stick. branch. subsection. crank. embranchment. flipper. limb. offset. ramification. rod. rounds. tappet. wing.
-
Arm. branch. crank. department. handle. limb. rounds. section. tappet. tributary. subdivisionarm. sleeve. foreleg. flipper. bar. lever. club. team. gang. troupe. patrol. column.
-
Branch
-
Kurbel, Handkurbel
-
Manivelle
toplumsal (nedir)
-
Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, sosyal.
-
1-Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. 2- Toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. 3- Bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan.
-
Social. communal.
-
Common. communal. social. social sosyal.
-
Social. societal.
-
Social
-
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
-
Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği.
-
Authority. authorization. command. competence. competency. faculty. fiat. power. sword. vis. warrant. warranty.
-
Command. commission. competence. right. warrant. authority. power.
-
Benefit. authorization. clearance. attribution. authority. cognition. command. competence. conusance. delegacy. hand. imperium. jurisdiction. mandat. power. prerogative. qualification. terms of reference.
-
Competence
-
Compétence
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|