|
gürültü çıkarmak
-
Make noise, noise it, pong
-
Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata
Örnek:
Gemi baş döndüren bir gürültüyle indi sulara. Ç. Altan
-
Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma.
-
Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.
-
Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.
-
Bk. ses etkileri
-
Noise. din. sound. uproar. clamor. clamour. ado. bang. charivari. clatter. coil. crash. discord. dustup. fracas. hoi polloi. hubble-bubble. hubbub. hullabaloo. kick-up. loudness. noisiness. pandemonium. peal. pong. pother. racket. rag. razzle-dazzle.
-
Ado. affray. babble. clamour. clash. crash. din. fracas. hubbub. hullabaloo. hurly-burly. loudness. noise. peal. racket. riot. roll. row. rumble. sound. tumult. uproar. to-do. noisy quarrel. trouble confusion.
-
Noise. uproar. noisy quarrel. row. bang. boom. clamour. clangor. clank. clash. clatter. clutter. din. fracas. hubble bubble. hubbub. hullabaloo. moil. pother. rumpus. stir. to do.
-
Noise
-
Gerausch
-
Bruit
ses etkileri (nedir)
-
Çeşitli doğal seslerin işlikte elde edilmesiyle ilgili etkiler; işlikte çeşitli kaynaklardan gerçekleştirilen doğal sesler.
-
Sound effects, FX, SFX
-
Geräuschkulisse), Geräusche
-
Effets sonores, bruitage, bruits
çıkarmak (nedir)
-
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
Örnek:
Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin
-
Sonunu getirmek.
-
Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
-
Bulmak, ortaya koymak.
-
Hatırlamak
Örnek:
Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. N. Cumalı
-
Döküntülü hastalığa tutulmak.
-
Çok hoşlanmak
Örnek:
Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyordu. R. H. Karay
-
Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
-
Belch
-
Dislocate
-
Put off
-
Tide over
-
Uncase
-
Pay off
-
Wreak
-
Enact
-
Take out. deduct. subtract. remove. divest. throw out. displace. exclude. make out. out. eliminate. unfix. expel. extract. doff. bring out. publish. print out. bare. blank. bruit about. delete. derive. disconnect. dislodge. dismantle. draw off. draw.
-
Abstract. cast. deduct. delete. derive. discharge. disengage. drop. eliminate. excite. exclude. expel. extract. omit. poke. remove. shed. slip. sprout. to take out. to put out. to get out. to get off. to extract. to abstract. to mine. to take off. to remember. to place anımsamak. hatırlamak. to find. to find out. to discover. to make out. to figure out. to get. to dislodge. to remove gidermek. to expel. to dismiss. to excrete. to omit. to leave out. to cross sth out. to cross sth off. to delete. to dislocate. to displace. to publish. to get sth out yayımlamak. to produce. to bring out. to emit. to send out. to exhale. to give sth off. to cause. to raise neden olmak. yol açmak. to issue. to subtract tarh etmek. to deduct. to eliminate. to vomit. to bring sth up. to throw up. to spew. to offer sunmak. to have. to play by ear. to cut. to stick sth out. to get through to sb. to cut.
-
Subtract. remove. to take out. to bring out. to get out. to expel. to extract. to remove. to emit. to publish. to produce. to raise. to take off. to derive. to deduce. to make out. to decipher. to subtract. to vomit. to work off one's anger on s.
make noise (nedir)
-
I. yapılış, yapı, şekil, biçim; mamulât, marka; hasılat, randıman, verim; elek. devrenin kapanması. be on the make k.dili kendi kazancı peşinde olmak; cinsi münasebet için eş aramak.
-
Yaratmak, yapmak, meydana getirmek, atamak; anlamak, kazanmak, düzeltmek, mecbur etmek, sağlamak, (yol)almak ,ulaşmak, erişmek, elek. (devreyi) kapatmak, (argo) cinsel ilişkide bulunmak, kabarmak.make a clean breast of itiraf etmek, içini boşaltmak.make a difference fark etmek. make a face suratını buruşturmak,somurtmak, make a fire ateş yakmak
-
F. yapmak, etmek, yaptırmak, sağlamak; elde etmek; varmak; ilişki kurmak
-
F. yapmak, etmek, yaptırmak, sağlamak; elde etmek; varmak; ilişki kurmak
-
F. gürültü etmek, ses çıkarmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|