|
gülüt yaratmak
-
Hazırcevap olmak; sahnede tulûat yaparak seyirciyi güldürmek.
-
To gag
-
Faire un gag
-
Skeç, revü, eğlence gösterisi vb.ne eklenen beklenmedik, gülünç sözler veya durumlar.
-
Bir skece, revüye, ya da bir eğlence gösterisine eklenen gülünçlü sözler yada durumlar.
-
Asıl oyunlukta yer almayan, oyuncular tarafından doğaçlamayla yaratılan ya da bu işle görevligülütçü tarafından oyunluğun incelenmesiyle bulunan, bir görünçlüğe canlılık, neşe katan, beklenmedik gülünç durumlar.
-
Gog
-
Komischer Einfall, "Gag"
-
"gag"
-
Gag
yaratmak (nedir)
-
Allah, olmayan bir şeyi var etmek
Örnek:
Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı! Ö. Seyfettin
-
Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak
Örnek:
Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk. F. R. Atay
-
Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak.
-
Beget. call into being. compose. conceive. create. father. incur. originate. procreate.
-
Create. to create. to give existence to.
-
Create.
hazırcevap (nedir)
-
Gerektiğinde çabuk, yerinde cevaplar bulup veren (kimse).
-
Quick at repartee. witty. good at repartee. quick-witted.
-
Good at repartee. quick to answer back. quip. ready reply. ready wit. witty.
-
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
Örnek:
En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
-
Gerçekleşmek veya yapılmak.
-
Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
Örnek:
Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
-
Bir şeyi elde etmek, edinmek
Örnek:
Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
-
Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
-
Herhangi bir durumda bulunmak.
-
Uygun düşmek, yerinde görülmek.
-
Yetişmek, olgunlaşmak.
-
Be situated
-
Be. happen. become. exist. occur. take place. have. mature. befall. come about. come off. come over. eventuate. fare. get. go. go on. hap. hatch. hit. turn.
-
Become. come. exist. form. get. go. grow. happen. mature. occur. reign. transpire. to be. to become. to exist. to happen. to occur. to take place. to go no. to come about. to transpire. to get. to fit. to be suitable for. to be present. to ripen. to mature. to catch. to have. to undergo. to be ready/prepared/cooked. etc. to be done out of sth. catch. to be completed. to be cooked.
-
To be. to become. to exist. to come into being. to happen. to occur. to take place. to ripen. to mature. come about. fall out. get. go. grow. have. lie. make. originate. prove. stand. to go under the styles of. to go through accounts. transpire. turn out.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|