Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > güzergah nedir, güzergah ne demek (güzergah nnd)

güzergah nedir, güzergah ne demek?

güzergah

  1. Yol üstü, uğranacak, geçilecek yer.
  2. Yol üstü uğranılacak, geçilecek yer
    Örnek: Dönüş yolumuz, Ayazağa, Kâğıthane güzergâhı idi. S. Ayverdi
  3. Yol boyu
    Örnek: Görüyorsun ki, hat güzergâhına verdiğimiz şifrelerin hepsine menfi cevap geldi. A. Gündüz
  4. Çok geçilen yer, geçek.
  5. Bk. yol boyu
  6. Geçit yeri. Geçilecek yer. (Osmanlıca'da yazılışı: güzergâh)
  7. (en) Taxiway.
  8. (en) Route.

yol boyu (nedir ne demek)

  1. Kara yolunda kenar.
  2. Yolculuk süresi.
  3. Kent içinde bir yolun nerelerden geçtiğini, harita ya da düzentasar üzerinde gösteren çizgi.
  4. (en) Roadside.

yol üstü (nedir ne demek)

  1. Yol uğrağı
    Örnek: Şimdi akşamüstü buradan kalkarım, yolumun üstünde ne kadar aşçı, lokanta, işkembeci, tatlıcı, sütçü dükkânları varsa hepsine uğrarım. M. Ş. Esendal

yol (nedir ne demek)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
  10. Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.
  11. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  12. (en) İtinerary.
  13. (en) Road.
  14. (en) Access.
  15. (en) Artery.
  16. (en) Course.
  17. (en) Dodge.
  18. (en) Lane.
  19. (en) Alley.
  20. (en) Form.
  21. (en) Frontager.
  22. (en) Measure.
  23. (en) Way, road.
  24. (en) Way.
  25. (en) Angle.
  26. (en) Approach.
  27. (en) Avenue.
  28. (en) Channel.
  29. (en) Cutting.
  30. (en) Expedient.
  31. (en) Gateway.
  32. (en) Handle.
  33. (en) Journey.
  34. (en) Meatus.
  35. (en) Outlet.
  36. (en) Path.
  37. (en) Route.
  38. (en) Tack.
  39. (en) Thoroughfare.
  40. (en) Trail.
  41. (en) Walk.
  42. (en) Weigh.
  43. (en) Wise.
  44. (en) Line.
  45. (en) Manner.
  46. (en) Means.
  47. (en) Method.
  48. (en) Mode.
  49. (en) Order.
  50. (en) Process.
  51. (en) Recipe.
  52. (en) Rule.
  53. (en) Streak.
  54. (en) Ways.
  55. (en) Street.
  56. (en) Stripe.
  57. (en) Passage.
  58. (en) System.
  59. (en) Proprieties.
  60. (en) Sort.
  61. (en) Tracing.
  62. (en) Track.
  63. (fr) Chemin, voie
  64. (fr) Trajectoire

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010