Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > güme gitmek nedir, güme gitmek ne demek (güme gitmek nnd)

güme gitmek nedir, güme gitmek ne demek?

güme gitmek

  1. Boşa gitmek, boş yere yok olmak.

güme (nedir ne demek)

  1. Avcı kulübesi.
  2. Bostanda yapılan bekçi kulübesi.
  3. (en) Edge, line at which a surface ends.

gitmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Roll.
  10. (en) Apply.
  11. (en) Run.
  12. (en) Fare.
  13. (en) Turn to.
  14. (en) Take one's way.
  15. (en) Go away.
  16. (en) Depart.
  17. (en) Head for.
  18. (en) Betake oneself to.
  19. (en) Bugger off.
  20. (en) Give.
  21. (en) Go together.
  22. (en) Head.
  23. (en) Hop it.
  24. (en) Hop off.
  25. (en) Repair.
  26. (en) Resort.
  27. (en) Steer for.
  28. (en) Step.
  29. (en) Strike out.
  30. (en) Take to.
  31. (en) Wend one's way.
  32. (en) Work in with.
  33. (en) Become.
  34. (en) Blend.
  35. (en) Flit.
  36. (en) Gravitate.
  37. (en) Move.
  38. (en) Nose.
  39. (en) Retire.
  40. (en) Retreat.
  41. (en) Ride.
  42. (en) Sail.
  43. (en) Sneak.
  44. (en) Steam.
  45. (en) Travel.
  46. (en) Trot.
  47. (en) To go.
  48. (en) To leave.
  49. (en) To depart.
  50. (en) To make a move.
  51. (en) To leave for.
  52. (en) To attend.
  53. (en) To get on with sth.
  54. (en) To go off.
  55. (en) To move off.
  56. (en) To travel.
  57. (en) To make.
  58. (en) To go with.
  59. (en) To suit.
  60. (en) To become.
  61. (en) To fit.
  62. (en) To be suitable.
  63. (en) To be enough.
  64. (en) To suffic.
  65. (en) To go away.
  66. (en) Be lost.
  67. (en) To lead.
  68. (en) To last.
  69. (en) To be enough for.
  70. (en) To disappear.
  71. (en) To have recourse to.
  72. (en) Betake.
  73. (en) Buzz.
  74. (en) Drive off.
  75. (en) To do a fade.
  76. (en) Flock.
  77. (en) Gang.
  78. (en) Get off.
  79. (en) Go about.
  80. (en) Hit the road.
  81. (en) To take one's hooks.
  82. (en) Make.
  83. (en) Make tracks.

boşa gitmek (nedir ne demek)

  1. (en) Be wasted, go to waste.

boşa (nedir ne demek)

  1. (en) [Bosa, Italy] adv. in vain, all for nothing.

boş (nedir ne demek)

  1. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı
    Örnek: Yaralı kaymakamla iki emir eri de boş kalan kompartımana rahatça yerleştiler. A. Gündüz
  2. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal.
  3. Yapılacak işi olmayan, işsiz.
  4. Yararsız, nafile
    Örnek: Karamsar olmamak için ne kadar çırpınsak boş. R. H. Karay
  5. İşsiz bir biçimde
    Örnek: Boş oturmak, aylak durmak insanı çabuk çökertir. H. Taner
  6. Verimsiz.
  7. Anlamsız
    Örnek: Babam, kuvvetli bir darbe yemiş gibi şaşkın, boş gözlerle bakakaldı. O. Kemal
  8. Habersiz, hazırlıksız
    Örnek: Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım. O. Pamuk
  9. El kaldırma aletlerinden olup bir ağ torba ve iki sopadan oluşan av aracı.
  10. (en) Abortive.
  11. (en) Bare.
  12. (en) Bubble.
  13. (en) Clean.
  14. (en) Clear.
  15. (en) Desolate.
  16. (en) Uninhabited.
  17. (en) Unemployed.
  18. (en) Absent.
  19. (en) Loose.
  20. (en) Slack.
  21. (en) Unfilled.
  22. (en) Empty net.
  23. (en) Empty.
  24. (en) Blank.
  25. (en) Vacant.
  26. (en) Vain.
  27. (en) Free.
  28. (en) Unoccupied.
  29. (en) Disengaged.
  30. (en) Airy.
  31. (en) Barren.
  32. (en) Bootless.
  33. (en) Captious.
  34. (en) Chimerical.
  35. (en) Desert.
  36. (en) Expressionless.
  37. (en) Fallacious.
  38. (en) Flat.
  39. (en) Without any foundation.
  40. (en) Without foundation.
  41. (en) Frivolous.
  42. (en) Frothy.
  43. (en) Futile.
  44. (en) Gaseous.
  45. (en) For hire.
  46. (en) Hollow.
  47. (en) İdle.
  48. (en) Godforsaken.
  49. (en) İnane.
  50. (en) Null.
  51. (en) Pathological.
  52. (en) Spare.
  53. (en) Void.
  54. (en) Waste.
  55. (en) Unemployed işsiz.
  56. (en) İgnorant.
  57. (en) Useless.
  58. (en) Weightless.
  59. (en) Unfurnished.
  60. (en) Unloaded.
  61. (en) Dead.
  62. (en) Evacuated.
  63. (en) Not filled.
  64. (en) Footle.
  65. (Basic Operating System) "Basic Operating System (Temel İşŸletim Sistemi)"; IBM’in, ilk bilgisayarlarda sürücüsüz olarak kullanılan ve artık modası geçmişŸ işŸletim sistemi (Bilgisayar)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013