Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > göze almak nedir, göze almak ne demek (göze almak nnd)

göze almak nedir, göze almak ne demek?

göze almak

  1. Gelebilecek zararı ve tehlikeyi önceden kabul etmek, riske atılmak.
  2. (en) Venture, risk, face, take the chance, face up to, chance, envisage.

göze (nedir ne demek)

  1. Hücre.
  2. Su kaynağı.
  3. Bkz. kaynak.
  4. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı.
  5. Ağ ipliği veya ağ yapımında kullanılan başka bir materyalle çevrilmiş düzenli bir açıklık.
  6. (en) Cell.
  7. (en) Mesh.
  8. (en) Cell hücre.
  9. (en) Spring.
  10. (en) Source.
  11. (en) Beautiful.
  12. (al) Zelle, Element
  13. (fr) Pile, cellule

kaynak (nedir ne demek)

  1. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz
    Örnek: Sonra yavaşça kaynağa doğru eğildi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.
  3. Bir haberin çıktığı yer.
  4. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge
  5. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge.
  6. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi.
  7. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi.
  8. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer.
  9. Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer.
  10. Üretim-Fayda yaratma etkinliğinde kullanılan her türlü unsur.
  11. Bir suyun çıktığı yer.
  12. Neşe, sevinç.
  13. Eğlendirici, neşeli kimse.
  14. (en) Source.
  15. (en) Spring.
  16. (en) Welding.
  17. (en) Parent.
  18. (en) Mother.
  19. (en) Root.
  20. (en) Seed.
  21. (en) Well.
  22. (en) Fountain memba.
  23. (en) Resource, source.
  24. (en) Fountainhead.
  25. (en) Resource.
  26. (en) Quarter.
  27. (en) Roots.
  28. (en) Fountain.
  29. (en) Seeds.
  30. (en) Grass roots.
  31. (en) Bottom.
  32. (en) İnquiries.
  33. (en) Basis.
  34. (en) Origin.
  35. (en) Weld.
  36. (en) Authorship.
  37. (en) Beginning.
  38. (en) Birth.
  39. (en) Chapter and verse.
  40. (en) Context.
  41. (en) Font.
  42. (en) Fount.
  43. (en) Fund.
  44. (en) Genesis.
  45. (en) Headspring.
  46. (en) Paternity.
  47. (en) Princi.
  48. (en) Origin menşe.
  49. (en) Welded place.
  50. (en) Patch.
  51. (en) Patched place.
  52. (en) Patching.
  53. (en) Breeding-Ground.
  54. (en) Cradle.
  55. (en) Derivation.
  56. (en) Fountain head.
  57. (en) Growth.
  58. (fr) Source

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take on.
  11. (en) Occupy.
  12. (en) Get.
  13. (en) Take.
  14. (en) Receive.
  15. (en) Accept.
  16. (en) Take in.
  17. (en) Seize.
  18. (en) Capture.
  19. (en) Conquer.
  20. (en) Pick up.
  21. (en) Gain.
  22. (en) Put on.
  23. (en) Admit.
  24. (en) Assume.
  25. (en) Borrow.
  26. (en) Collect.
  27. (en) Come in.
  28. (en) Divest smb.
  29. (en) Draw.
  30. (en) Enter on.
  31. (en) Enter upon.
  32. (en) Enucleate.
  33. (en) Excise.
  34. (en) Extract.
  35. (en) Fetch.
  36. (en) Garner.
  37. (en) Have.
  38. (en) Help one.
  39. (en) Claim.
  40. (en) Derive.
  41. (en) Hold.
  42. (en) Keep.
  43. (en) Obtain.
  44. (en) Score.
  45. (en) Secure.
  46. (en) Trade.
  47. (en) To take.
  48. (en) To get.
  49. (en) To receive.
  50. (en) To buy.
  51. (en) To take sb in marriage.
  52. (en) To hold.
  53. (en) To take along.
  54. (en) To call for.
  55. (en) To capture.
  56. (en) To conquer.
  57. (en) To catch.
  58. (en) To take on.
  59. (en) To hire.
  60. (en) To employ.
  61. (en) To move.
  62. (en) To remove.
  63. (en) To take away.
  64. (en) To sweep.
  65. (en) To clean.
  66. (en) To dust.
  67. (en) To sense.
  68. (en) To smell.
  69. (en) To purchase.
  70. (en) To marry a girl.
  71. (en) To be able to contain.

zarar (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
    Örnek: Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar. M. Ş. Esendal
  2. (en) Average.
  3. (en) Bane.
  4. (en) Wastage.
  5. (en) Deficit.
  6. (en) Derogation.
  7. (en) To the bad.
  8. (en) Damnum.
  9. (en) Cost.
  10. (en) Damage.
  11. (en) Detriment.
  12. (en) Disadvantage.
  13. (en) Disservice.
  14. (en) Encroachment.
  15. (en) Evil.
  16. (en) Forfeit.
  17. (en) Harm.
  18. (en) Havoc.
  19. (en) Hurt.
  20. (en) İnjury.
  21. (en) Loss.
  22. (en) Maleficence.
  23. (en) Mischief.
  24. (en) Ravage.
  25. (en) Sacrifice.
  26. (en) Scathe.
  27. (en) Wreckage.
  28. (en) Red ink entry.

önceden (nedir ne demek)

  1. Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
  2. İbtidâen.
  3. (en) Beforehand.
  4. (en) Before now.
  5. (en) Before.
  6. (en) İnitially.
  7. (en) İn the beginning.
  8. (en) At first.
  9. (en) Previously.
  10. (en) Aforetime.
  11. (en) Beforetime.
  12. (en) Ahead.
  13. (en) İn advance.
  14. (en) Already.
  15. (en) Afore.
  16. (en) İn anticipation.
  17. (en) Ere now.
  18. (en) Erstwhile.
  19. (en) Formerly.
  20. (en) Heretofore.
  21. (en) Onetime.
  22. (en) Pre-.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011