Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > gövde nedir ne demek, gövdenin anlamı

gövde nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

gövde

  1. Bir şeyin asıl bölümü.
  2. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.
  3. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan, ağaçlarda kök ve dallardan geri kalan bölüm.
  4. Kesilmiş hayvanın, sakatatları alındıktan sonraki durumu.
  5. İsim ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime.
  6. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm.
  7. Bitkilerde yaprak ve üreme organlarını taşıyan genelde toprak üstünde olan yapılar.
  8. Araçlarda motor, çatkı ve mekanik ergenlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.
  9. Ağacın dalları ile kökü arasındaki bölümü.
  10. Bk. gövde
  11. gövde ne demek (en) Head (sadece ingilizce sonuçlar)
  12. gövde ne demek (en) Shank
  13. gövde ne demek (en) Former
  14. gövde ne demek (en) Body. trunk. stem. carcase. carcass. ground form. hull.
  15. gövde ne demek (en) Body. frame. stem. torso. trunk. fuselage. hull. trunk.
  16. gövde ne demek (en) Body. fuselage. trunk. stem. stump. chassis. skeleton. tige. structure. bole. hull. housing. frame. carcass. copy body. corpus. theme.
  17. gövde ne demek (en) Stem
  18. gövde ne demek (en) Stock
  19. gövde ne demek (en) Vehicle body
  20. gövde ne demek (al) Karosserie
  21. gövde ne demek (al) Stamm
  22. gövde ne demek (fr) Corps
  23. gövde ne demek (fr) Tige
  24. gövde ne demek (fr) Carosserie

asıl (nedir)

  1. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı.
  2. Kök, köken, kaynak.
  3. Gerçeklik, esas, hakikat.
  4. Soy, nesep
    Örnek: İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık
  5. Gerçek
    Örnek: Genç kızın bıraktığı mektup asıl sebebi meydana çıkarmıştı. R. N. Güntekin
  6. Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
  7. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan.
  8. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.
  9. Yeniçeri ocağından olanların ulufelerini gösteren defterin özgün nüshası.
  10. asıl ne demek (en) True. real. original. actual. main. elementary. principal. cardinal. master. authentic. central. in chief. intrinsic. pivotal. virtual. principally. original. origin. origination. extraction. foundation. gist. groundwork. provenance. root-stock. foun.
  11. asıl ne demek (en) Actual. essence. fountain. main. master. original. parentage. seed. virtual. foundation. base. reality. truth. origin. source. the original. real. true. genuine. essential. principal. primary. actually.
  12. asıl ne demek (en) Actual. origin. original (copy. original. essence of a thing. essential. real.
  13. asıl ne demek (en) True. fundamental. family stock. capital stock. institutional copy. derivation. descent. essence. germ. original copy. pivotal. premier. prime. principal. source. stuff.
  14. asıl ne demek (en) Asylum.

bölüm (nedir)

  1. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım
    Örnek: Asıl yalıya bitişik bir binada, belki de eski selamlık bölümünde idiler. R. H. Karay
  2. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
  3. Çağ, devir
    Örnek: O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar. Y. Z. Ortaç
  4. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
  5. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
  6. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
  7. Bir kamu kurumunun tüm görevlerini parça parça yapan iş yerlerinin ayrı ayrı her birinin adı.
  8. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük.
  9. Bk. ayrım
  10. Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. Divizyo.
  11. Yazmaların kendi içinde bölünebildiği büyük ayırımlardan her biri.
  12. bölüm ne demek (en) Part
  13. bölüm ne demek (en) Office
  14. bölüm ne demek (en) Section. chapter. part. category. division. class. department. instalment. installment. cantle. compartment. desk. episode. fraction. fragment. portion. segment. septum. sequence. side. squad.
  15. bölüm ne demek (en) Bay. branch. breakup. contingent. department. fraction. instalment. leg. movement. part. passage. portion. proportion. quotient. section. segment. segmentation. side. division. chapter.
  16. bölüm ne demek (en) Chapter. division. quotient. section. part. division. portion. bay. block. book. branch. catch. category. department. episode. instal l ment. office. paying department. piece. repartition. rubric. segment.
  17. bölüm ne demek (en) Division
  18. bölüm ne demek (al) TV
  19. bölüm ne demek (fr) Partie, épisode
  20. bölüm ne demek (fr) Local, bureau d'une administration
  21. bölüm ne demek (fr) Division
  22. bölüm ne demek (la) Dividere: bölmek


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.513
Bunları kaçırmayın!