Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > göreli konum nedir, göreli konum ne demek (göreli konum nnd)

göreli konum nedir, göreli konum ne demek?

göreli konum

  1. Bir ölçüm, ölçüye vurulmuş bir birim ya da bir ölçek ayrıçının ölçüm sürekliliği yada boyutu üzerindeki yeri. bkz. boyut, süreklilik.
  2. (en) Relative position.

göreli (nedir ne demek)

  1. Bağıntılı.
  2. Lik kuramı uyarınca;görelilik kuramını ilgilendiren.
  3. Bir başka şeye bağlı olan; bir başka şeye göre olan. 2-Bir başka şeye bağıntısı ile tanımlanabilen (büyüklük, uzaklık gibi).
  4. Koşullu, ancak belli koşullarla, belli ilişkiler içinde geçerli olan. Karşıtı bk. saltık
  5. Bk. göreceli
  6. (en) Relative.
  7. (en) Relativistic.
  8. (en) Comparative.
  9. (en) Relative bağıntılı.
  10. (en) İzafi.
  11. (en) Nispi.
  12. (en) Rölatif.
  13. (al) Relativistisch
  14. (fr) Relatif
  15. (fr) Relativiste
  16. (la) Relativus

göreceli (nedir ne demek)

  1. Bağıntılı
    Örnek: Bütün bu tarihler göreceli işaretlerdir. N. Cumalı
  2. (en) Notional.
  3. (en) Comparative.
  4. (en) Relative.

göre (nedir ne demek)

  1. Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince
    Örnek: ... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye. N. Cumalı
  2. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran
    Örnek: Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi. N. Araz
  3. (en) Chit , brat , brat , cheeky little miss , saucy little miss , hussy.
  4. (en) According to.
  5. (en) İn respect of.
  6. (en) Accordingly.
  7. (en) With respect to.
  8. (en) İn accordance with.
  9. (en) For all.
  10. (en) Pursuant.
  11. (en) İn pursuant of.
  12. (en) Pursuant to.
  13. (en) By the side of.
  14. (en) Than.
  15. (en) İnasmuch as.
  16. (en) According as.
  17. (en) After.
  18. (en) Considering.
  19. (en) As regards.
  20. (en) Accord.
  21. (en) As to.
  22. (en) Relative.
  23. (en) According.
  24. (en) As per.
  25. (en) Upon.

konum (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon.
  2. Durum, yer, vaziyet, pozisyon.
  3. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.
  4. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü.
  5. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri.
  6. Bk. yerleştirme
  7. Bk. bölge
  8. (en) Position.
  9. (en) Location.
  10. (en) Site.
  11. (en) Situation.
  12. (en) Status.
  13. (en) Attitude.
  14. (en) Configuration.
  15. (en) Standing.
  16. (en) State.
  17. (en) Station.
  18. (en) Condition.
  19. (en) Place.
  20. (en) Lacation.
  21. (en) Locations.
  22. (al) Stellung
  23. (fr) Position

ölçüm (nedir ne demek)

  1. Ölçme işi.
  2. Ölçülerek elde edilen sonuç.
  3. Ölçümlemek sonucu, takdir.
  4. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
  5. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
  6. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem.
  7. (en) Measure.
  8. (en) Measurement.
  9. (en) Computation.
  10. (en) Survey.
  11. (en) Measuring.
  12. (en) Reading.
  13. (en) Estimate.
  14. (en) Evaluation.
  15. (en) İndication.
  16. (en) Metage.
  17. (en) Size.
  18. (en) Scale.
  19. (en) Quantitative.
  20. (en) Geometric.
  21. (al) Messung
  22. (fr) Mesure

birim (nedir ne demek)

  1. Bir kümenin her elemanı.
  2. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
  3. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
  4. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.
  5. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.
  6. Bir doğabilimsel niceliğin ölçümü için o nicelik cinsinden seçilen ve 1 değerinde sayılan büyüklük.
  7. Bir ölçme ölçünü olarak benimsenen nicelik ya da boy.
  8. Bir tanem, sevdiğim, biriciğim.
  9. (en) Unit, measuring unit.
  10. (en) Unit.
  11. (en) Monad.
  12. (en) Module.
  13. (en) Point.
  14. (en) Denomination.
  15. (en) Volume.
  16. (al) Einheit, Niasseinheit
  17. (al) Einheit
  18. (fr) Unité (de mesure)
  19. (fr) Unité

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015