gönül bulandırmak ne demek?
- Mide bulandırmak.
To nauseate.
mide
- Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası.
- Karın, karın bölgesi.
- Yemek yeme isteği.
- Omurgalı hayvanlarda sindirim kanalının yemek borusundan sonra gelen torba biçimindeki şişkin kısmı.
- Omurgasız hayvanların sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi.
- Omurgalılarda sindirim kanalının yemek borusuyla bağırsaklar arasında kalan torba biçimindeki şişkin kısmı, gaster.
- (C.: Miad) İnsan ve hayvanlarda, yenen şeyleri hazmetmek vazifesi olan bir iç uzvu. (Osmanlıca'da yazılışı: mi'de)
Craw.
Gaster.
Gastric.
gönül
- Duygu, his, aşk.
- Heves, niyet.
- Kibir, gurur.
- Tabiat, huy.
- Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı.
- İstek, arzu.
- (Geniş anlamda) Duyguların, ruhsal kıpırdanmaların, iç çabaların taşıyıcısı.
- Duygu bağlılığı yetisi: duygunun bağlılık, birliktelik duyuran kavrayıcılığı.
- Kişiyi tanrıyla, insanla ve dünyayla içten bir ilişki içine koyan, ruhun derinliklerindeki güç.
- İnsanın manevi varlığının ifadesi, inancı ve hislerinin kaynağı
gönül açmak
- Insanın iç sıkıntısını gidermek.
- Iç açmak.
To cheer sb up.
bulandırmak
- Bulanmasına yol açmak, bulanmasını sağlamak.
- İki veya daha çok şeyi birbirlerinden fark edilmeyecek biçimde karıştırmak
Blur.
Muddy.
Cloud.
Darken.
Trouble.
Upset.
Turn.
To muddy.
