Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gök eşleği nedir, gök eşleği ne demek (gök eşleği nnd)

gök eşleği nedir, gök eşleği ne demek?

gök eşleği

  1. Gök eksenine yer merkezinde dik olan düzlemin gök küresiyle ara kesiti.
  2. Gök eksenine Yer merkezinde dik olan düzlemin gökküresiyle arakesiti. (bk. şekil G.68)
  3. (en) Celestial equator.
  4. (fr) Équateur céleste

gök (nedir ne demek)

  1. İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza.
  2. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, sema
    Örnek: Süngülerini, çelikten birer parmak gibi, göğe kaldırmışlar. R. E. Ünaydın
  3. Bu renkte olan.
  4. Olgunlaşmamış
    Örnek: Uzun süren bir kışın karları, soğukları altından fışkıran gök ekinler... A. Kabaklı
  5. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.
  6. Dekorgök için kullanılan sözcük.
  7. (en) Sky border.
  8. (en) Celestial.
  9. (en) The blue.
  10. (en) Heaven.
  11. (en) Firmament.
  12. (en) Heavens.
  13. (en) The firmament.
  14. (en) Blue.
  15. (en) Sphere.
  16. (en) Vault.
  17. (fr) Bande d'air, frise de ciel

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

dik (nedir ne demek)

  1. Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
    Örnek: Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı
  2. Eğimi dike yakın olan
    Örnek: Dik bir dereye indiler. Ö. Seyfettin
  3. Yatık durmayan, sert.
  4. Sert, kalın, tok (ses)
    Örnek: Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler. A. İlhan
  5. Sert (bakış).
  6. Ters, aksi (söz).
  7. Kaba, yersiz (davranış)
    Örnek: Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı. H. E. Adıvar
  8. Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
  9. Bk.Dikme.
  10. Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan.
  11. Sert, aksi.
  12. Sert, kalın, tok
  13. (en) Precepitous.
  14. (en) İntent.
  15. (en) Fixed.
  16. (en) Penetrating.
  17. (en) Right.
  18. (en) Obstinate.
  19. (en) Normal.
  20. (en) Plumb.
  21. (en) Upright.
  22. (en) Vertical.
  23. (en) Straight.
  24. (en) Steep.
  25. (en) Bluff.
  26. (en) Perpendicular.
  27. (en) Rough.
  28. (en) Upstanding.
  29. (en) Erect.
  30. (en) Horny.
  31. (en) Abrupt.
  32. (en) Arduous.
  33. (en) Bold.
  34. (en) Jagged.
  35. (en) Precipitous.
  36. (en) Rapid.
  37. (en) Scarped.
  38. (en) Sheer.
  39. (en) Square.
  40. (en) Stand-Up.
  41. (en) Stiff.
  42. (en) Uprightly.
  43. (en) High.
  44. (en) Aplomb.
  45. (en) Orthogonal.
  46. (en) Standing.
  47. (en) Uphill.
  48. (en) Rigid.
  49. (en) Starched.
  50. (en) Scrap.
  51. (en) On end.
  52. (en) Stand up.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010