Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > güvenceli ödek eki nedir, güvenceli ödek eki ne demek, güvenceli ödek ekiin anlamı, ingilizcesi (güvenceli ödek eki nnd)

güvenceli ödek eki nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






güvenceli ödek eki

  1. Bazı değişiklikler yapılması gerektiğinde uygulanacak değişiklikleri göstermek üzere yazılarak ödeğe eklenen belge.
  2. Güvence ödeğinde özel nitelikte bir değişiklik yapılması gerekir, ve ödeğin tüm olarak yenilenmesi istenilmezse yapılacak özel değişikliği kapsamak üzere buna eklenen yeni belge.
  3. (en) Additional policy
  4. (fr) avenant

güvenceli (nedir ne demek)

  1. Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili.
  2. (en) guaranteed.

güvence (nedir ne demek)

  1. Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti.
  2. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
  3. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat.
  4. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi.
  5. Bk. kefalet
  6. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  7. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  8. (en) Reassurance. guarantee. guaranty. assurance. security. indemnification. indemnity. surety.
  9. (en) Assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. to have confidence.
  10. (en) Assurance. guarantee.
  11. (en) fuse
  12. (en) Guarantee, assurance, cover
  13. (al) Sicherung, Stromsicherung
  14. (fr) Coupe -circuit

kefalet (nedir ne demek)

  1. Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
    Örnek: O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış. A. Ş. Hisar
  2. Birinin borcunu ödeyeceğine ilişkin olarak üçüncü bir kişinin alacaklıya güvence vermesi.
  3. Bk. borçlancılık
  4. (en) Bail. security. suretyship. guarantee. bailment. caution. caution money. guaranty. indemnification. recognizance. sponsion. warranty.
  5. (en) Bail. guaranty. security. surety.
  6. (en) Bail. caution. civil bail. bailment. caution money. security. suretyship. going bail for. surety bond. surety. accessory contract. bill guarantee. cautio. cautionary. guaranty. indemnity. pawn. security bond. sponsorship.
  7. (en) surety

ödek (nedir ne demek)

  1. Bk. poliçe
  2. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan ayaktopu oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık.
  3. (en) suspension

ek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça.
  2. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave.
  3. Sonradan katılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri.
  4. İki borunun birbirine birleştirildiği yer.
  5. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan şekil verici ses veya sesler, lahika.
  6. Eklenmiş, katılmış
  7. Sözcük türetmek veya sözcüğün görevini belirtmek için kullanılan biçim verici ses ya da sesler: Evci (ev-ci) , evcil (ev-cil) , evli (ev-li) , ev-lenmek (ev-le-n-mek) eve (ev-e) , evden fev-den) , evde (ev-de) , evim (ev-im) vb.
  8. Bk. ek yeri
  9. 1- Bir yapıttaki bilgiyi tamamlamak, dahaeksiksiz olmasını sağlamak amacıyle sonradan çıkarılan kitap. 2- Metin içinde verilmesi yersiz görülen tablo, çizim, sayılama vb. bilgiyi metnin ya da yapıtın arkasında ayrıca gösteren bölüm.
  10. (en) Additional. extra. supplemental. supplementary. further. addition. supplement. extension. extra. annex. appendix. appendage. addendum. adjunct. appurtenance. formative. insertion. inset. postscript. schedule. supplementation. by-. bye-. super-.
  11. (en) Accession. additional. adjunct. annexe. appendage. appendix. collateral. excess. extension. extra. inclusion. special. subsidiary. supplement. supplementary. addition. addendum. joint. patch. affix.
  12. (en) Appendix. attachment. addendum. additional. annex. coupling. supplement. supplementary. joint. joining. easement. tailpiece. fastening. patching. splice. bond. link. extra. insert. appurtenance. enclosure. annexed. pull-out. addition. adjunct.
  13. (en) Affix
  14. (en) Supplement, appendix
  15. (fr) affixe

bazı (nedir ne demek)

  1. Birtakım, kimi
    Örnek: Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler. Ö. Seyfettin
  2. Bazen
    Örnek: Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. (en) Some. some.
  4. (en) Certain. some.
  5. (en) Some.

baz(nedir ne demek)

  1. Temel, esas.
  2. Taban.
  3. Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde, esas.
  4. Bk. taban
  5. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi.
  6. Kimyada tuzun asit olmayan kısmı veya tuzların oluşumu için asitlerle birleşmiş madde veya bir çözeltide hidrojen iyonu (proton) alan madde.İng.: base Biyo
  7. 1. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi. 2. Alkali.
  8. (en) Base. alcali. alkali.
  9. (en) base

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük