|
gür
-
Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran
Örnek:
Gür, kumral saçlarının çerçevelediği narin yüzü kıpkırmızı idi. Ö. Seyfettin
-
Bol, verimli, feyyaz
Örnek:
Oralarda deve dikenleri ve çalı süpürgeleri gür, yeşil, pembe bitmişti. S. F. Abasıyanık
-
Bol, fazla, güçlü olarak çıkan.
-
Ormanlık, çalılık.
-
Kesilmiş ağacın sürgünü.
-
Lush. opulent. rank. abundant. dense. thick. luxuriant. rich. stentorian. gushing.
-
Abundant. dense. thick. rank. gushing. strongly flowing. stentorian.
-
Rotund, stentorian
-
İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı
Örnek:
Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm. P. Safa
-
Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı
Örnek:
Demek ki zeytinin bol ve ucuz olduğu bir yerdeymiş. B. Felek
-
Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
-
Haplardan daha büyük ve daha yumuşak kıvamda, genellikle uzunluğuna yuvarlak veya yumurta biçiminde, çiğnenmeden yutulabilen ve döl yatağı yoluyla kullanılan ilaç türü, bolus, lokma.
-
Abundant. plentiful. generous. plenty. full. rich. wealthy. loose. hefty. wide. baggy. abounding. affluent. ample. bounteous. bountiful. copious. effusive. exuberant. fecund. flush. handsome. hearty. lavish. liberal. lush. luxuriant. opulent. plenteo.
-
Abundant. ample. baggy. copious. full. hearty. large. lavish. lush. luxuriant. opulent. plenteous. plentiful. profuse. rank. redundant. rich. loose. wide.
-
Abundant. ample. copious. plentiful. too large. abounding. bounteous. effusive. fat. full. generous. handsome. hearty. hefty. liberal. luxuriant. opulent. profuse. profusely. rich. rife. spacious. superabudant. unsparing. unstinting. wealthy.
-
Bill of Lading transport or Document used to acknowledge receipt of goods; may also be used to serve as a contract for the cargo. Bill of Lading Document used to acknowledge receipt of goods; may also serve as a contract for the transport of cargo.
-
Bill of Lading refers to the document on which a carrier acknowledges receipt of materials loaded onto the truck.
-
Beginning of Life.
-
Oak Lawn Branch Library.
-
Bolometers technical device. [Welsh belly] Also as 'bwl'.
-
Begin Of Life.
-
bolus
-
Gücü olan, kuvvetli, yavuz
Örnek:
Hele kendini güçlü hissederse, tetik ol, basbayağı saldırganlaşır. A. İlhan
-
Şiddeti çok olan.
-
Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.
-
Nitelikleri ile etki yaratan, etkili
Örnek:
Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler. H. Taner
-
Gücü çok olan.
-
Etkili, önemli, nitelikli.
-
Şiddetli.
-
Powerful. strong. forceful. bouncing. brawny. energetic. full-blooded. heroic. high-pressure. iron. keen. mighty. pithy. potent. prepotent. robust. spirited. stalwart. stout. sturdy. vigorous. virile. voluminous. powered.
-
Able. acute. beefy. drastic. energetic. forceful. forcible. furious. hardy. influential. intense. keen. lusty. massive. mighty. muscular. potent. powerful. pronounced. robust. sappy. stentorian. strapping. strong. sturdy. substantial. tough. vigorous. virile. vivid. cogent. persuasive. high-powered.
-
Powerful. strong. able. brawny. consuming. doughty. forcible. hardy. impact. lusty. mighty. potent. puissant. punchy. rude. sappy. sinewy. superminicomputer. vibrant. virile.
-
Sinewed, sinewy
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|